Yaşanan şeyler için kendini suçlamayı bırak. Kendini suçlayarak bir yere varamazsın. Kendine kızmak yerine hatalarından ders çıkarmalısın.
Sen üzerine düşeni yaptın. İyi niyetle gittiğin insanların senin için hayal kırıklığı olması, seni hiçe sayması senin suçun değil. Herkes kendine yakışanı yaptı, tüm mesele bu.
Sen verdiğin değeri ve sevgini gösterdin. Aynı şeyi karşıdan da bekledin ama gelmedi.
Gandi'nin de dediği gibi:
"Korkaklar sevgisini gösteremez, o cesurların işidir." Sen sevgini göstererek cesaretini gösterdin, onlar kaçarak korkaklığını gösterdi.
Şimdi silkelen ve kendine gel. Hatalarında kendine kızarak değil, onlardan ders alarak yoluna devam et. Şunu da unutma: Sen değil, onlar seni kaybetti.
Şu sabır dediğimiz şey hayat kurtarıyor. İnsanın hayatla arasındaki mücadelede en güçlü silahı oluyor. Başımıza bir sıkıntı geldiğinde, acı çektiğimizde, hayatın artık dayanılmaz bir hal aldığını, her şeyin üst üste gelmeye ve bizi ezmeye başladığını düşündüğümüzde Enfâl suresinin 46. ayeti bize şöyle sesleniyor:
"Sabredin; Allah sabredenlerle beraberdir."