Ayten

Rol benlik, gerçek benliğin canlılığını sömürür. Rol yapmak, kendiniz olmaktan daha yorucudur çünkü olmadığınız bir şeyi olmaya çalışmak çok büyük çaba gerektirir. Rol benlik, uydurma bir şey olduğu için güven vermez ve sahtekârlığının ortaya çıkmasından korkar. Rol benliği oynamak genellikle uzun vadede işe yaramaz çünkü bir insan gerçek eğilimlerini asla tamamen saklayamaz. Er ya da geç, kendi gerçek gereksinimleri su yüzüne çıkmaya başlayacaktır, insanlar rol yapmaya bir son verdiğinde ve kendi gerçek benliklerini yaşamaya karar verdiğinde, yollarına daha hafif daha zinde devam ederler.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Birbirine bağımlı olma durumunda, duygusal olarak olgunlaşmamış iki kişi yoğun ve bağımlı bir ilişki yoluyla kendi kimliklerini bulmaya ve kendilerini tamamlamaya çalışırlar.
Duygusal yakınlıkta, kendilerini tam olarak ifade eden iki birey birbirlerini derin düzeyde tanımayı ve karşılıklı kabul yoluyla duygusal güveni kurmayı benimserler. Birbirlerini tanıma sürecinde farklı yanlarını keşfederler hatta bu farklılıklarını el üstünde tutarlar. Duygusal yakınlık, canlandırıcıdır ve insanların kişisel gelişimini güçlendirir çünkü diğer bir kişiden gördükleri desteğin ve ilginin tadını çıkarırlar.
Rol baskısı, insanların diğer insanlardan kendi istedikleri rolleri oynamalarını istediklerinde meydana gelir. Bir ebeveyn olarak, bu tür insanlar çocuklarını belli kalıplara göre davranmaları için zorlarlar, bunu yaparken konuşmak yerine onları reddetmekle tehdit ederler ve diğer aile üylerini onlara karşı doldururlar.
Rol yetkisi, sosyal rollerinizden dolayı belirli davranışları talep eden bir tutumdur. Ebeveynlerin anne baba rolüne sahip oldukları için istedikleri her şeyi yapma hakkına sahip olduklarını düşünmeleri, rol yetkisine bir örnektir. Sanki ebeveyn olmak, sınırlara saygı duymamayı ve anlayışlı olmamayı gerektiriyormuş gibi davranırlar.