Öfkesini , utancını, bencilliğini, yalancılığını , cimriliğini ve israfını diğer birçok duygunun yardımıyla hafifletmeye ve hatta yok etmeye muhtedir oluyor.
.
.
.
Bununla beraber bir kere yok olan bir şey , niçin ilelebet yok olmasın?
Hatta terbiyede dahi duygulardan yardım alınmazsa bir fayda temin edilemez. Çocuklara mükafat ve rekabet duygusu telkin edilmezse onların dikkatlerini bir noktaya toplayarak çalıştırmak mümkün olmaz.
Uzun müddet devamı arzu edilen iradî fiiller de böyle uzun süren duygulara ihtiyaç duyar. Hayatımızın genelinde yaptığımız işleri bir gözden geçirelim; duyguların sıcaklığı , arzu, istek ve zevkin olmadığı her durumda her fiilimizin mutlak bir tembellik içinde kalmaya mahkûm olduğunu görürüz.