Hep sorulan bir soru vardır:
"Sevdiğiniz birine kitap hediye edecek olsanız, bu hangisi olurdu?" Düşünürdüm de hiç bir kitap gelmezdi gözümün önüne.
Artık biliyorum...
"Büyük kederler küçük öyküler"
Nedendir bilmiyorum. Her kişiye aynı etki yapmadığı muhakkak ama, bende derin derin izler bıraktı. Belki abartıyorumdur. Belki bu dönemler de olduğum ruh halimden dolayıdır. Belki de bir çok kişiyi etkilemiştir, bunlardan biri de ben olmuşumdur.
Kitap da kendi hayatından kesitler vermiş; belki bu da etken olmuştur kim bilir. Sadece belkiler var şuan aklım da.
Kitabı bile henüz bitirmeden inceleme bölümünü açtım. Yoğun duygular içerisindeyim.
Zaman kaybedemedim.
İçimde kanayan, yavaş yavaş fokurdayan volkanlar var!
Bize ne senin ruh halinden diyenler devam etmeyin okumaya boşuna...
(Ali Lidar'ın kitaplarının çoğunluğunu okudum. Puanlamalar da hep 7- 8 arası gidip gelirdim. Bunda 10! )
Kitap da bir ara Ali Lidar kendi 30 yıllık hayatını dönemlere ayırmış. "Ergenlik dönemi," bilmem ne dönemleri gibi.
Sanırım benim de 30 yaşıma kadar ayıracağım, hayatım da büyük tesirler vermiş, geri dönülemezlere itmiş dönemlerim var. Ama derinlemesine girmeden kısaca "Bilinmeyen çocukluk," "Ergenlik," "pembe hayaller dönemi," ve "gerçekler" diyebilirim.
Bu zamana kadar kimseye, kendi anneme, eşime, dostuma bile anlatamadığım bazı anılarım var. Büyüdükçe işin ciddiyetini kavradığım, çocukluğum da kesik kesik hatırladığım, bu zamana kadar ne olduğunu bilmeden ısrarla unutmadığım, ama yeni yeni kavradığım anılar.
Artık neden bir türlü unutamadığımı anladım!
İlk defa hayatım da kimsenin karışmasına izin vermeden; kimsenin bana şunu yap ya da bunu yapmalısın gibi söylentileri dinlemeden önemli, belki hayatımı huzura götürecek, belki de bir ömür pişmanlık ve derin hüzne götürecek kararlar