Eskiden beri bu topraklarda,bu ülkede ana babaya saygı-sevgi önceliklerimiz arasında gelir.
Eyvallah, ana babaya sevgi ve saygı normal her insanın kuşanması gereken duygu ve düşüncelerden.
Özelliklede son yıllarda artan bireysel ve aile içi şiddet, insanlar arası sevgi,saygı ve güven duygularının azalması, boşanmaların artması ile birlikte istisnalar olsa da en güvenli liman olarak aileyi,anne babayı görme en baştaki yerini korumaya devam ediyor.
Zaten aziz islam da aileye,ebeveynlere değer veriyor ve Allah, kendisinden sonra peygamberlere bile vermediği şükretme emrini anne babalar için veriyor müslümanlara;
“Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmasını) tavsiye ettik. Annesi onu zaaf (zorluğun verdiği zayıflık) üstüne zaafla taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması da iki yıl içindedir. Bana ve ana-babana şükret (diye de tavsiye ettik). Dönüş ancak Bana'dır." KUR’AN (31-Lokman 14)
Böyle buyuruyor rabbimiz anne babalarımız hakkında.Onlar bize nasıl yıllarca sabrettilerse,üzerimize titreyip bizlerin ihtiyaçlarını önceledilerse biz de onlara her zaman ama özelliklede yaşlandıklarında sevabını Allah’tan bekleyerek sabırla bakacağız, öf bile demeyip güzel sözler söyleyerek, yanımızdan ayırmayacağız.
Unutmayalım ki bizler de bir gün yaşlanacağız ve biz anne babamıza nasıl davranırsak yarınlarda çocuklarımız da bizlere öyle davranacaktır.
Fakat bununla birlikte,anne babamıza sevgi ve saygıda kusur etmemekle birlikte onları sevmemiz,onları saymamız onların her dediğine onay vereceğimiz,onların her şeyi doğru bildiği anlamına gelmez.
Çoğu inanç ve davranışlarımızda olduğu gibi maalesef bu konuda da öyle abartılı bir seviyede ki bazılarımız, neredeyse anne babaların onayı olmadan hiçbir şeyi yapmaz ve yapamaz hale geldiler. Hatta toplumdaki bazı kimseler evlendikten