KADİR BİLMEZ İNSANLAR
Ülkemizde kullanılan bir tabirdir “kadir kıymet bilmek!” Kişiye verilen değerin ölçütü bu kelime ile anlatılır.
Herkes kıymetli olmalıdır, herkes kendince bir güneştir çünkü. Fakat yaşadığımız sürece içinde öyle insanlarla karşılaşırız ki, bizim için çok büyük değer taşıyan insanda kendi değerimizi bulmaya çalışıp, kendimizden eksiliriz. Sabrımız zorlanır. Canımız acıtıldıkça nefrete bile dönebilir sevgimiz. Gözümüzde büyüttüğümüz kişinin olduğu yüksek konum, bizim sevgimizle eşdeğerdir. Onu bulunduğu yere, yani başımızın üstüne biz koymuşuzdur. Sevmişizdir, değer vermiş ve aynı ölçüde kıymetli olmak için belki de yıllarca kendimizi paralayıp durmuşuzdur.
Bu yaklaşım karşılık bekleyerek sevmek değil, verdiğimiz değere yakın bir değer verilmesini isteme arzumuzdur. Çoğunlukla da çok seven kaybeder. Fütursuzca sevmek bu noktada hiç güzel gelmez bize. İçimdeki insan sevgisine engel olabilseydim bende... Ama nerde!
Sevdiğimiz kadar...Aynı sıcaklık ve samimiyetle sevilseydik keşke. Gönül ister de, sevilen sevilmenin kıymetini bilmez. İlla o sevgiyi kaybetmelidir değerini bilmesi için.
Uzun vadede güvenini, saygısını, hatta bazı durumlarda da sağlığını kaybedenler olur bu yüzden. İnsan psikolojisini bozan en kötü duygu, değersizlik ve değersizleşmedir.
Yürekten sevenler kaybeder hep. Tabi kul katında. İçsel isyan, aksi huylar, fevri davranışlar burada açığa çıkar. Ailede sevgisizlik sorunu, evlatları, eşler arasında değersizlik ise, birbirinden soğumaya ve uzaklaşmaya neden olur. Bunlara benzeyen başka sevgisizlik çeşitleri de sonunda paranoyaya kadar götürür kişiyi. Agresif insanları gözlemlediğimiz zaman, sevmeyi bilmediğini gözlemledim hep. Bazen anlam veremesem de, empati yaptım. Sürekli sorun çıkaran insanlar, başta kendini sevmez!