Müzeyyen Eser

Müzeyyen Eser
@Muzeyyen3217
15.03. 1976 Isparta. Yazarım. Beni Sevin Nolur ve Evliliğim Evcilik yayınlanmış eserlerim. Sahte Dünyalara Yeniden Doğmak yazılıyor. ,Kırmızı Dul ve AŞKINIS' EYİM taslağı hazır. Şiir kitabım bitti. Demleniyor
YAZAR
Lise
İstanbul
5 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
theanatoliapost.com/dunyada-dogru-c... AMERİKA’DAKİ THE ANATOLİA POST' DAKİ KÖŞE YAZIM İÇİN LİNKE TIKLAYIN. DÜNYADA DOĞRU CİNSELLİK YAŞANSA SAVAŞLAR BİTER Müzeyyen Eser
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
KÖTÜYÜZ Okumuyor izliyoruz tembeliz, miskin olduk, aslında güçlü görünüyor fakat aciziz. "Marjinal" diyorlar değilim, renkliyim sadece. Bana göre normalim, normallik, saygı, edep ve had... Açığım doğru. Fakat elhamdülillah çıplak kadınların özgürlük anlayışına sahip değilim. Karakter anoreksiyası olmuş, yüzü estetik boğmacası tipler ortalıkta marjinal olarak geziyorlarsa, ben bunu asla kabul etmiyorum. Gerçi kapalılar da kapalı mı tartışılır da, neyse? İnançlı ve edepli yaşama çabası olanlara cahil gözüyle bakılıyor. Yazık! Cinsel tercih değiştirenlere saygı duyuluyor. "Ad ve Semut kavmi gibi olmayız inşallah" diye dilerken aslında malumu ilan ediyorum. Kötüyüz, kötüleştik. Şarm çabasına giren insanlık yüzünden utanıyorum. Müzeyyen Eser.
HAYATI BENDEN KOPYA ÇEKEREK YAŞAYANLAR MUTLU BEN SABAHÇI... Yazar & Şair : MÜZEYYEN ESER
İnsan ve Duygular
HİSSEMİZE NE DÜŞERSE 6 Şubat'tan beri millet olarak kavruluyoruz! Ölüm karşısında bizim halkımız arasında bir tabir vardır, " ateş düştüğü yeri yakar" denir.  Tanıdığımız biri vefat etmişse üzülürüz. Biz millet olarak zaten ölüme üzülürüz. Taşlaşan ve sadece dünyalık yaşayanlar hariç. Tanımadığımız biri vefat ederse de ya "Allah rahmet eylesin" der, ya da "ölüm Allah’ın emri" deriz. Kabulleniriz. Bazen de tepki bile vermeyiz. Doğuma inancımız olduğu gibi, ölüme de inanır, öteki dünyada yeniden haşrolacağımıza iman ederiz. Dünyadan göçene düşmanlığı olanlar, bazen de insanlığa yakışmamasına rağmen hasmının ölümüne sevinirler. Bazı durumlarda "öldü de, dünya kötüden kurtuldu" ya da " öldü, dünyanın azabından kurtuldu" da diyebiliriz. Herkes ölüme farklı tepki verir karakteri nispetinde. Bu gün tam on gün oldu deprem felaketi başlayalı. Fakat bu deprem öyle böyle değildi. Tam on ili birden yıktı. Hepimizi de devirdi. Sarstı. Üzdü. Mahvetti! Gözyaşına boğdu... Vicdan ve merhamet sahibi olanlar gücü yettiği kadar koşturup durdu sağa sola. Kimin elinden ne geliyorsa o yönde yardımcı olmak için canını dişine taktı halkımız. Mahşerin provası gibiydi duyup gördüğümüz her şey. Tüm ülkenin kalbi orada attı. Bazı dünya ülkelerinin arama kurtarma ekipleri yetişti imdada. Yurdum insanı cömetti yine. Yardım yağdırdı afet bölgesine. Eli hamur tutan analarımızdan tutun da, eli çamur tutan ustalara kadar herkes birlik oluverdi. İnsanlar yürek yangınından dolayı, yemeden içmeden, uykudan kesildi. İyiler ve iyilik durmadı! Verilen çaba taktire şayandı. Tabi kötüler de sahnedeydi her zaman olduğu gibi. Kahrolsun kötüler. Kimi sosyal medyada alay etti, kimi rantın peşinden gitti. Kimi siyaset yaptı, kimi olanları izlemekle yetindi. Kimi bu anı fırsata çevirdi. Herkes kendi bakış açısının
KADİR BİLMEZ İNSANLAR Ülkemizde kullanılan bir tabirdir “kadir kıymet bilmek!” Kişiye verilen değerin ölçütü bu kelime ile anlatılır. Herkes kıymetli olmalıdır, herkes kendince bir güneştir çünkü. Fakat yaşadığımız sürece içinde öyle insanlarla karşılaşırız ki, bizim için çok büyük değer taşıyan insanda kendi değerimizi bulmaya çalışıp, kendimizden eksiliriz. Sabrımız zorlanır. Canımız acıtıldıkça nefrete bile dönebilir sevgimiz. Gözümüzde büyüttüğümüz kişinin olduğu yüksek konum, bizim sevgimizle eşdeğerdir. Onu bulunduğu yere, yani başımızın üstüne biz koymuşuzdur. Sevmişizdir, değer vermiş ve aynı ölçüde kıymetli olmak için belki de yıllarca kendimizi paralayıp durmuşuzdur. Bu yaklaşım karşılık bekleyerek sevmek değil, verdiğimiz değere yakın bir değer verilmesini isteme arzumuzdur. Çoğunlukla da çok seven kaybeder. Fütursuzca sevmek bu noktada hiç güzel gelmez bize. İçimdeki insan sevgisine engel olabilseydim bende... Ama nerde! Sevdiğimiz kadar...Aynı sıcaklık ve samimiyetle sevilseydik keşke. Gönül ister de, sevilen sevilmenin kıymetini bilmez. İlla o sevgiyi kaybetmelidir değerini bilmesi için. Uzun vadede güvenini, saygısını, hatta bazı durumlarda da sağlığını kaybedenler olur bu yüzden. İnsan psikolojisini bozan en kötü duygu, değersizlik ve değersizleşmedir. Yürekten sevenler kaybeder hep. Tabi kul katında. İçsel isyan, aksi huylar, fevri davranışlar burada açığa çıkar. Ailede sevgisizlik sorunu, evlatları, eşler arasında değersizlik ise, birbirinden soğumaya ve uzaklaşmaya neden olur. Bunlara benzeyen başka sevgisizlik çeşitleri de sonunda paranoyaya kadar götürür kişiyi. Agresif insanları gözlemlediğimiz zaman, sevmeyi bilmediğini gözlemledim hep. Bazen anlam veremesem de, empati yaptım. Sürekli sorun çıkaran insanlar, başta kendini sevmez!