Mvrs

Acı olmaksızın ne sevmiş ne de yaşamışızdır. Hayat, rahat bir hayatta kalmaya feda edilir.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Neoliberal performans toplumunda emir, yasak ya da cezalandırma gibi olumsuzluklar yerlerini motivasyon, kendini optimize etme ve kendini gerçekleştirme gibi olumluluklara bırakır. ... İktidarın yeni formülü "mutlu ol" dur. ... Bağımlı kişi bağımlılığının farkında bile değildir. Kendini özgür sanır. Hiçbir dış baskı olmaksızın kendini gerçekleştirmekte olduğu inancıyla kendini kendi isteğiyle sömürür. Özgürlük baskılanmaz, sömürülür. "Özgür ol", "itaatkâr ol"dan daha yıkıcı bir zorlama yaratır.
Alıntı
Disiplin toplumu üretim aracı olarak öğrenmeye yatkın bedenler imal eder. Acı da disiplin tekniklerine dahil edilir. ... Disiplin toplumunda acı hala yapıcı bir rol oynamaktadır. İnsanları üretim aracı olarak biçimlendirir. Ama artık kamusal alanlarda sergilenmez, hapishaneler, kışlalar, sağlık kurumları, fabrikalar ya da okullar gibi kapalı disiplin mekanlarına kaydırılmıştır.
Alıntı
Acı, karmaşık bir kültürel yapıdır. Toplumdaki varlığı ve anlamı iktidar biçimlerine bağlıdır. Modernlik öncesi cefa toplumunun acıyla bağı oldukça derindir. Acı iktidar aracı olarak iş görür. ... Şiddet toplumundan disiplin toplumuna geçildiğinde acıyla ilişki de değişir. Hapishanenin Doğuşu'nda Foucault disiplin toplumunun acıyı daha özel bir biçimde kullandığına işaret eder. Acı disipline edici bir muhasebenin hizmetindedir: "Artık doğrudan fiziksel cezalar yoktur, acı verme sanatında belli bir ihtiyat, daha incelikli, daha az gürültü ve gösteriş sergileyen bir acı oyunu... Cezai baskının ana hedefi olarak beden ortadan kaybolmuştur."
Alıntı
Ruhsal bir ağırlık antrenmanı olarak dayanıklılık çalışması, insanları acıya olabildiğince duyarsız, daima mutlu bir performans öznesi olarak şekillendirmeyi amaçlar.
Alıntı