Hedefe saplanmış bir okun etrafına nişan tahtası merkezi çizmek tasarım değildir. Oysa önceden belirlenmiş bir nişan tahtasının merkezini bulan bir ok, okun pozisyonunun rastlantısal olmadığını düşündürür.
ABD Anayasası köle sahiplerinin mülkiyet haklarını onaylarken ve kongrede temsil hakları belirlenirken Afrikalıların normal bir kişinin beşte üçü kabul edilmesini öngörmüştü.
Georges Cuvier (1769-1832) insan türlerini üçe ayırmıştı: En güzel ırk ve en ilerleyici olan Kafkas ırkı; uygarlığı hiç gelişmeyen Moğol ırkı ve kafaları küçük olan ve yüz özellikleri maymuna benzeyen Etiyopya ırkı. Bu son grup "barbar" kalmıştı. Dolayısıyla farklı insan gruplarının aşağıdan yukarı bir hiyerarşi içinde düzenlenebileceği fikri hem biyolojide hem de kamunun zihninde ortak bir klişeydi.
Tıpkı bizim kendi bedenlerimizi hareket ettirmemiz gibi maddeyi de, içinde yaşayıp hareket ettiğimiz ve varlığımıza sahip olduğumuz -Newton'ın Tanrı'nın "duyu merkezi" olarak adlandırdığı- uzayda aynı anda her yerde olabilen Tanrı hareket ettirmektedir.