Sana gerektiğinde birazcık oyuncu olmayı öğretemedim Simden. Hayatı hep çok ciddiye aldın sen. Baştan sona büyük bir oyundur oysa yaşamak. Gösteridir. Oyunculuğun yoksa çok yavandır.
Herhangi bir erkekle sürekli ve yorucu bir ilişkiye girmek istemiyordu. Peşinde bir gölgeye gereksinim duymuyordu. Dinlemek, oyalayıp avutmak zorunda kalacağı birine dayanacak gücü yoktu. Aşkla ilişkisini çoktan bitirmişti.
Çaydanlığı doldururken kendi yüreğine ulaşmaya çalıştı. Kendi saflığına, el değmemiş, çocuk yanına. Artık hiç kimseye ait olmayışın yoksulluğu, tüketici kederi vardı orda.
Çünkü insan çok garip belirtiler gösteriyordu. Sevgi sandığınız duygu korku, kolaycılık, öfke ya da tutuculuk olabiliyordu örneğin. Nefret, içinde yoğun bir erotizm, yok edici bir tutku saklayabiliyordu kimi durumlarda.