Giriş Yap

İnci Aral

Yazar
7.4
1.922 Kişi
8,7bin
Okunma
518
Beğeni
21,4bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

27 Kasım 1944 tarihinde Denizli'de doğdu. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü bitirdi. Samsun, İzmir ve Manisa'da öğretmenlik yaptı. İlk öykü kitabı 1977 yılında yayınlanan "Ağda Zamanı"dır. Bu kitap, 1980 yılında Akademi Kitabevi İl Kitap Başarı Ödülü aldı. 1983 yılında Kahramanmaraş'taki toplumsal olaylar hakkında yazdığı "Kıran Resimleri" ile Nevzat Üstün Öykü Ödülü'nü aldı. Kıran Resimleri 1989 yılında Fransızcaya çevrildi. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan romanı Mor ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı aldı. 1994'te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002'de yayımlanan Mor ve 2007'de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi. Eserleri Roman - Ölü Erkek Kuşlar (1992) – Yunus Nadi Ödülü - Yeni Yalan Zamanlar (1994) - Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm (1997) - İçimden Kuşlar Göçüyor (1998) - Mor (2002) – Orhan Kemal Roman Armağanı - Taş ve Ten (2005) - Safran Sarı (2007) - Sadakat (2010) - Şarkını Söylediğin Zaman (2011) - Unutmak (2009) Öykü - Ağda Zamanı (1980) - Kıran Resimleri (1983) - Uykusuzlar (1984) - Sevginin Eşsiz Kışı (1986) - Gölgede Kırk Derece (2003) - Anlar İzler Tutkular (2003) - Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006) - Unutmak (2008)
Unvan:
Türk Öykü ve Roman Yazarı
Doğum:
Denizli, Türkiye, 27 Kasım 1944
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
336 syf.
·
9 günde okudu
·
6/10 puan
Ben kendi adıma artık bu roman döneminin -salt betimleme ve ruhsal tahliller dönenimin- kapandığını düşünüyorum. Kişisel okuma zevkime de pek hitap etmiyor açıkçası. Özellikle postmodern roman çizgisindeki “ince hesapların” artık olmazsa olmaz bir yazarlık becerisi olduğu kanaatindeyim. Tüm bunların yanında birtakım yazarların da geleceğe birer yazılı toplumsal kayıt bırakmak niyetiyle bu romanları yazdığının bilincindeyim. Bu bir tercih meselesi. Yorumuma geleyim, az önce bahsettiğim kişisel düşüncelerimin yanında yazarın tercihine bağlı kalarak yorum yapacak olursam İnci Aral yapmaya çalıştığı şeyi, yani bir kuşağın sosyal ve psikolojik değişimlerini, yıkımlarını çok başarılı bir şekilde işlemiş “Mor” romanında. Günümüzde birçoğumuzun annesi, babası veya akrabaları konumunda olan bu insanların yaşadığı birçok sürünceme bu romanda neredeyse eksiksiz işlenmiş. Okuma zevkinden bağımsız olarak yorumlayacak olursam bu anlamda roman oldukça başarılı, ki zaten Orhan Kemal Roman Armağanı ile bu başarısı da taçlanmış bana göre. Ancak okurun okuma sürecinde daha diri tutulması adına, roman sonundaki (…) sahnesinin baştan itibaren sezdirilen bir gerilim unsuru olarak kullanılmasını ve daha gizemli bir şekilde işlenmesini beklerdim. Sadece bir rüyadan hareketle o gerilim okuru diri tutmuyor bence. Ve yan aksiyonlar da zayıf olunca okuma süreci zorlaşabiliyor. Kişiden kişiye geçen “geçmiş zaman” tahlilleri bir süre sonra romanı bir “belgesele” çevirmiş. Roman eğer bir anlatı sanatıysa bu sanat “Mor” romanında yüzeysel olarak kalmış bana göre. Çünkü 19. yy. romanlarından beri bu tahlilleri okuyan okurların “yeni bir deneyim yaşama” ihtiyacı giderilmeliydi. Bu bir eksiklik bana göre. O öyleymiş, bu böyleymiş, şu şöyleymiş… Tamam ama “Eeee?” gibi bir tepki doğuruyor bu üslup bir süre sonra. Genel değerlendirmem böyle. Tabii ki de en büyük eleştiri bu iğrenç kapağa ve arka kapak yazısındaki seviyesiz tanıtıma gelsin. Edebiyata bu kapakla ve bu #tatkaçıran lı tanıtımla darbe vurulur mu? Vurulurmuş. Sorumsuzca bir davranış.
Mor
6.7/10 · 1.373 okunma
·
2 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14