Kitap Yılmaz Güney ve eşinin tanışma hayatını, evlilik hayatını, hapis dönemini ve yurt dışı hayatını öyle güzel kaleme almış ki hiç bitmesin istedim.
Kişilerin kendi isimleri kullanılmamış, mesela Yılmaz Güney olmuş Yavuz Güney, eşi Fatoş Nilüfer olmuş.
Okuduğum İnci Aral’ın ilk kitabı da olsa beğendim. Tavsiye ederim.
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
Kitap Yılmaz Güney ve eşinin tanışma,evlilik hayatı,hapis dönemi ve yurt dışı hayatı hakkında kurgusal bir eser. Kişilerin kendi isimleri kullanılmamış. Yılmaz Güney olmuş Yavuz Günay eşi Fatoş'ta Nilüfer. Genel olarak beğendim. Tavsiye ederim.
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
Yılmaz Pütün diye nüfusta geçen ama Yılmaz Güney olarak bilinen ama Çirkin Kral diye tanıdığımız hayatındaki asi kişiliği ve siyasi görüşleriyle çalkantılı dönemlerinde hep yanında olan Sevgili ismini verdiği Fatoş Güney'le olan aşkını anlatan bir kitap.Ben burada Fatoş Güney'in fedakar sevecen sabırlı davranışlarına bayıldım.Bence Çirkin Kralın çektiği sıkıntılar içinde en büyük şansı sevgili dediği Fatoşu'dur.O da Frida Kahlo gibi erken yaşta 47 sinde öldü:
Bu romanda, 1965 ile 85 arasındaki Türkiye var. Dönemin siyasal çalkantıları, insan hakları ihlalleri, sol hareketin yükselişi, ezilişi, Yumurtalık Hâkimi’nin bir kavga sırasında, yanlışlıkla Yılmaz Güney tarafından vurulması ve Fransa’ya kaçış süreci var, kanser, ölüm var… Yanı sıra çok çarpıcı bir aşk hikâyesi var!
Kitaba adını veren "Sevgili" hitabı çok hoş. Roman Yılmaz Güney'in eşi - sevgili hitabının muhatabı- Fatoş Güney'in yaşamlarını yazarın yorumuyla bize sunuyor ama karakterlerimizin isimleri açıkça yer almıyor. Kim bilir belki ifşa edilmesi edebiyatımız için kaba sayılırdı.
Kitapta beni en çok etkileyen ise; dünyayı değiştirmek için hayatını, inancını, yeteneğini ortaya koymaktan en zorlu koşullarda bile vazgeçmeyen bir sanatçının, yok edilme çabalarına rağmen gösterdiği yaratma inadı! Ve dâhilere özgü deliliği...
En acısı da ne biliyor musunuz? Türkiye dönüp dönüp aynı noktaya geliyor. Dahası, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü, hak hukuk, adalet, eğitim ve hayati her konuda sürekli daha kötüye, daha da gerilere gidiyor.
Aktör Yılmaz Güney'in hayatının anlatıldığı kitap. Daha çok siyasi kimliği ve 70 ler den 80lere uzanan Türkiye'deki çalkantılı siyasi ortam kaleme alınmış. İnci Aral'ın Kendi Gecesinde kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu biyografik eser biraz yalın geldi. Yılmaz Güney in bilmediğim çok özelliğini öğrendim. Hayranlarına özellikle tavsiye ederim.
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
Arkadaşlar! Dışarıda bir şeyler oluyor, farkında mısınız ? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız ?
İdealleri, hayalleri ve inandıkları için ömrünü harcayan ölüm döşeğinde bile hayallerinden vazgeçmeyen adamın hikayesini öyle güzel anlatmış ki yazar hiç bitmesin istedim.
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
️
Beni cezbeden Yılmaz Güney'in yaşamından çok Fatoş Güney'in sabrı, fedakarlığı, cesareti ve aşkıdır.
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını
acımız yaptık çünkü.
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile
içimizi parçaladı.
Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...
Yılmaz Güney
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
Vatanina Aşık bir adam... Ama bi o kadar inatçı ve kararlı. Ufukta ayrılık görülmesine rağmen vaz gecmeyen, hayal perest.
Eminim kağıda aktarılanlardan çok daha fazlası yaşandı. Ama aktarilan bile yeteri kadar üzücü, sinir bozucu ve can sıkıcı.
Neden! Değer miydi sevgili'den ayrı kalmaya, değer miydi onca hasretlige? Bu kadar inat ve gözü karalığa gerek var miydi?
Okurken çoğu yerde içten içe kızdım kitabin kahramanina. Ne inatçi adam dedim.
Ne saçma hayaller peşinde koşan biri dedim. hayat dolu hayallerinin içine bile eden, düşüncesiz, acımasız bencil dedim.
Evet dedim. Belki de en çok eşine, çocuklarina üzüldüm. Onca acıyı yaşamak zorunda kalışlarına. Onca çileye ve gurbete, hasrete goğüs germek zorunda oluşlarına...
Bilmiyorum! Ama cok kızdım. O dönemde siyasetin bu denli önemli gelmesini aklım almadı belki de. Sonu olmayan bir siyaset düşüncesinin bir insanin hatta bir ailenin hayatını mahvetmesini kabulenemedim herhalde. Hele de en başta vatanindan, yurdundan, ailesinden, dostlarından uzak kalmaya değecek kadar ne vaadedebilmis olabilir ki bu siyaset insana!
Yazık çok yazık...
Herkesin en azindan ismen tanidıği, bir döneme damgasini vurmus bir şahsiyetin hayat hikayesi... daha dogrusu hayatınin bir parçasının anlatildiği bir kitap...Neden ismen Yavuz ve Nilufer denmis? Orasını anlayamadim. Kendisi oyle yazdığı için mi? Yoksa o dönem yasaklı idi de onun korkusuna mi? Okuyanin bariz anladiği aşikar ama...
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
Roman, Türkiye’nin iki askeri darbeyi de içine alan 1965 ile 85 arasındaki belirli bir kesiminde geçiyor. Dönemin siyasal çalkantıları, insan hakları ihlalleri, sol hareketin yükselişi, ve aşağılanması, hapishane hayatları, deri değiştirmek için kendini yeniden yaratmak isteyen aktör ve sinemacı Yılmaz Güney’in hikayesini anlatıyor bir bakıma. Kitap elbette bir otobiyografi değil. Gerçek insanların hayatı üzerine kurulan kurgu bir hikaye. Tüm bunların yanı sıra çarpıcı bir aşk hikâyesi de var elbette.
Düşüncelerini ifade edip savunduğu için hakkında 100 yılı aşan hapis cezası istenen, yasaklanmış, vatandaşlıktan çıkarılmış, 104 filmi yakılmış ama halkın kalbinden silinememiş bir yazar ve sinemacı olan Yılmaz Güney’in sonrasında Fransa’ya kaçısı, çekilen filmler, hastalıklar ve kansere yakalanması, hayatla mücadelesi ve mücadeleden vazgeçmeyen bir devrimcinin sıradışı hikayesi.
Sevgili, tüm parasını son filmine yatırıp, Cannes’da Altın Palmiye’yi aldıktan sonra Paris’teki evine altı delik ayakkabılarıyla dönen bir sinema adamının romanı.
“Daha dün denize hayran küçük bir çocuktum. Hızlıydı ama kısa sürdü serüvenim. Yaşlanana, ölümle uzlaşmaya hazır olana kadar yaşamak ve en güzel oyunumu oynamak, en iyi filmimi çekmek, en büyük romanımı yazabilmek isterdim.”
“Ölüyorum, ölümüm uzak değil, biliyorum.”
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
Kırmızı Kedi yayın evinin kalitesi.. Kitap hiç bir şekilde realiteden kaçınmadan olduğu gibi dönemi yansıtmış. İsmi ve kapağından daha fazlasını barındırıyor.
Sevgiliİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınları · 20171,110 okunma
27 Kasım 1944 tarihinde Denizli'de doğdu. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü bitirdi. Samsun, İzmir ve Manisa'da öğretmenlik yaptı.
İlk öykü kitabı 1977 yılında yayınlanan "Ağda Zamanı"dır. Bu kitap, 1980 yılında Akademi Kitabevi İl Kitap Başarı Ödülü aldı. 1983 yılında Kahramanmaraş'taki toplumsal olaylar hakkında yazdığı "Kıran Resimleri" ile Nevzat Üstün Öykü Ödülü'nü aldı. Kıran Resimleri 1989 yılında Fransızcaya çevrildi. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan romanı Mor ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı aldı.
1994'te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002'de yayımlanan Mor ve 2007'de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi.
Eserleri
Roman
- Ölü Erkek Kuşlar (1992) – Yunus Nadi Ödülü
- Yeni Yalan Zamanlar (1994)
- Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm (1997)
- İçimden Kuşlar Göçüyor (1998)
- Mor (2002) – Orhan Kemal Roman Armağanı
- Taş ve Ten (2005)
- Safran Sarı (2007)
- Sadakat (2010)
- Şarkını Söylediğin Zaman (2011)
- Unutmak (2009)
Öykü
- Ağda Zamanı (1980)
- Kıran Resimleri (1983)
- Uykusuzlar (1984)
- Sevginin Eşsiz Kışı (1986)
- Gölgede Kırk Derece (2003)
- Anlar İzler Tutkular (2003)
- Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006)
- Unutmak (2008)