Sonunda bitirebildim. Sonunda diyorum çünkü oldukça zor oldu bitirebilmek. (Hiç bir şeyin yarım kalmasını istemediğim için kitabı da bu sebeple bitirdim.)Böyle söylediğim için hemen etkisinden çıkamadığım bir kurgu beklemeyin.
İnci Aral kitabında bir kuşağın sosyal ve psikolojik değişimlerini, yıkımlarını, çok başarılı bir şekilde işlemiş. Genel olarak intiharların, aldatıp aldatılmaların,ailenin hayatımız ve psikolojimiz üzerine etkileri, bir noktada değinilen ensestin,mutsuz evliliklerin yazıldığı bir kitap. Orhan Kemal roman armağanı alarak da taçlanmış başarısı.
Kitapta yer alan her karaktere bi bölüm ayırarak onun geçmişine gidip yaşadığı travmaları,kişiliğine etkisini anlatıp an'a dönmesiyle yazmış.
Ana karakterin gördüğü bir rüya üzerine yaşanan, geriye dönüş tekniğiyle karakterlere yaptığı psikojik tahlillerle geçen 24 saatlik dilimi anlatıyor.
Dili akıcı yazarımızın ama açıkçası heyecan unsuru diri tutulmadığı için içim sıkıla sıkıla okudum. Spoiler vermek istemediğim için sadece bir bölümde heyecan duyduğumu söylemek isterim.
Son olarak kitabın bir bölümünde bir şarkıdan bahsediyor merak edip açtım şarkıyı ve çok beğendim. Zeki Müren'in eşsiz sesiyle sizde dinleyin isterim. "Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar "
Sevgiyle..
Yazarin okudugum ilk kitabi. Bir gunluk bir olay akisini ve bir ailenin fertlerini, ekonomik sureclerini ve cokusunu hikayelendirmis Inci Aral. Aslinda serinin 2. Kitabiymis, okumaya baslayinca bunu ogrendim ama okurken zorlanmadim. Kolay anlasilir, dili sade. Serinin ilk kitabinida okurum insallah en kisa zamanda. Inci Aral ilk okudum ama son olmayacak kesinlikle. Okumak isteyenlere onerebilecegim bir kitap arti agir romanlarin arasina serpistirilebilecek dinlendirici bir eser...
Kitapla kalin...
İnci Aral’ı severim. Ama bu kitabı sevmemenin tek bir nedeni var. Oda şu aslında; bir günlük zaman diliminde tek tek karakterleri belirli bir bölümde kendi ağızlarından dinlememizle birlikte “olayları algılayışımıza ve kişileri karşı olan anlayışımıza” katkı sağlayacağına inanmam. Ortada bir aldatma varsa bunu hem adam açısından hem aldatılan kadın açısından hem de ikinci kadının bakış açısından görebiliyoruz. Kitap okumanın temel faydalarından birini çok güzel salıyor bu nedenle. Empati yeteneğinizi artırıyor. insanları anlamaya çalışmayı ve olaylara farklı pencerelerden bakabilmeye yardımcı oluyor. Ayrıca zevkli bir okumaydı. Evet sonu tahmin edilebilir ama bence yazarın böyle bir kaygısı olmamış zaten.
Merhabalar, Mor kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Yazarın dili anlaşılırdı. Olay örgüsü güzel kurgulanmıştı. Ama benim tarzıma hitap etmedi. Okurken birazcık sıkılsam da, uzun süredir baş ucumda bekleyen kitabı aradan çıkarmış oldum. Okumak isteyenlere keyifli okumalar..
İlişkiler üzerine yazılmış, okurken akmayan ilişkilerin yüzeyselliği karşısında hayretler içinde kalacağınız bir kitap.Çok sıktı beni.Yarım bırakmamak için zorladım kendimi.İnci Aral'ın okuduğum ikinci kitabı; ikisinde de değersiz gösterilen kadınlar.Belki de bu beni rahatsız etti bilemiyorum.Ya da doğru zamanda nokta koyulamadığı için laçkalaşan ilişkileri okumak beni sıkmış da olabilir.Kötüydü, sevemedim.
İletişimsizlik ... Birbirine ulaşamayan insanların ruhsal uzaklıkları ve kırgınlıkları. Birilerini suçlamak ,kötülemek için kullandığımız kelime muslugumuzun sevgiye , övgüye gelince kesilmesi... Buyuk vaatlerle birleştirilen hayatlar ve nihayetinde meydana gelen hayal kırıklıkları . Haksızlığa uğramanin verdiği sancı , ve bastırılan vicdan muhasebeleri. En sonunda da hesaplaşma.
Bir solukta okunulan ve gerçek hayatımızda da her satırında pencere acabilecegimiz bir kitap.
Kitap okuduğunuz diğer seri kitaplardan tamamen farklı. Diğer kitaptaki karakterler bu ikinci kitapta yok. Hatta son ana kadar bir devam kitabı olduğu bile anlaşılmıyor. Kendinden bağımsız bir roman gibi gelebilir gözünüze. Her bir karakterin 24 saatlik zaman diliminde yaşadıkları anlatılıyor. Her bölümde bir karakteri görüyoruz. Hepsinin başından geçen intiharlar alkol sorunları ölümler aldatmalar aldatılmalar var. Aile içi ensen ilişki maalesef ama maalesef burda da karşımıza çıkıyor. Kitabın sonunda ilk kitaptan kahramanımız Eda yada bu kitapta geçen adıyla Melike’yi görüyoruz. O zaman ilk kitaptan bir karakter bulmanın heyecanıyla daha hızlı okuyorsunuz. Eda’nın böyle bir durumla karşı karşıya olduğunu zaten ilk kitapta öğrenmiştik. Burda da karşımıza çıkıyor. İlk kitap ne kadar yavaş ne kadar ağır karmaşıksa bu kitap tam tersine o kadar hızlı o kadar net. Tüm karakterler ortada yapılan planı kitabın ortasına geldikten sonra az-çok anlıyorsunuz. Bakalım ölümle biten ikinci kitabın ardından serinin son kitabında neler olucak.
Balkan kökenli bir bahçıvan olan Ibrahim'in cocuklari İlhan, Armağan, Gülcan ve Bertan...Ilhan'in ilk karısı Revan, kendinden otuz yas küçük yeni karisi Renginur, Armagan'in karisi Figen...Bu şahısları merkeze alarak bölümler halinde ilerleyen bir roman.Sıkılmadan merakla okudum Ilhan'in ilginc rüyası ile başlayan ve yirmi dört saat süren bu romanı.Kadin erkek ilişkilerine ustaca değinen yazarın roman kurgusu ve mükemmel dili ilgi çekiciydi.
Kitabın 24 saati anlatması beni biraz sıktı açıkçası , insanların beynindeki düşüncelerin uzun uzadıya yazılması beni yoruyor bazen , sürüklemediğini hissettim zor bitirdim.
Sanki bir sona bağlanmayacak, aynı çember içinde hep farklı karakterlerin hikayelerini okuyacağız diye düşündüm. Ama sonuyla şaşırttı. Fazla akıcı olmasa da merak uyandırıyor.
27 Kasım 1944 tarihinde Denizli'de doğdu. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü bitirdi. Samsun, İzmir ve Manisa'da öğretmenlik yaptı.
İlk öykü kitabı 1977 yılında yayınlanan "Ağda Zamanı"dır. Bu kitap, 1980 yılında Akademi Kitabevi İl Kitap Başarı Ödülü aldı. 1983 yılında Kahramanmaraş'taki toplumsal olaylar hakkında yazdığı "Kıran Resimleri" ile Nevzat Üstün Öykü Ödülü'nü aldı. Kıran Resimleri 1989 yılında Fransızcaya çevrildi. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan romanı Mor ile Orhan Kemal Roman Armağanı'nı aldı.
1994'te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002'de yayımlanan Mor ve 2007'de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi.
Eserleri
Roman
- Ölü Erkek Kuşlar (1992) – Yunus Nadi Ödülü
- Yeni Yalan Zamanlar (1994)
- Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm (1997)
- İçimden Kuşlar Göçüyor (1998)
- Mor (2002) – Orhan Kemal Roman Armağanı
- Taş ve Ten (2005)
- Safran Sarı (2007)
- Sadakat (2010)
- Şarkını Söylediğin Zaman (2011)
- Unutmak (2009)
Öykü
- Ağda Zamanı (1980)
- Kıran Resimleri (1983)
- Uykusuzlar (1984)
- Sevginin Eşsiz Kışı (1986)
- Gölgede Kırk Derece (2003)
- Anlar İzler Tutkular (2003)
- Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006)
- Unutmak (2008)