Sabah Neyzen’ le midye toplamak isterdim güneş doğarken. Kahvaltıyı Sabahattin Ali’yle yapmak isterdim memleketi konuşup. Akşam Nazım’la bir iki duble atıp aşkı, sevdayı konuşmak. Gece finali Can Yücel’le yapıp kafa bir milyon sövmek isterdim dünyaya.
Ovalar bana çok dardır demiş Sabahattin Ali, gelse bizi görse; iş ve ev arasında geçen ömrümüze tanık olsa ne derdi acaba diye düşünürken aynı şiirin başka bir mısrasında veriyor bana cevabını. Şehirler bana hep tuzak, insan sohbetleri uzak, uzak olun bana uzak.. ne denir ki daha
Tek izni pazar günü olan birinin o tek gününe benzetiyorum hayatı. Yapmak zorunda olduklarından fırsat bulup, yapmak istediklerine yönelse dahi aklı hep yapamadıklarında. Ya yapmak zorunda olduklarının altında ezilip, yapmak istediklerini kafasının içinde yaşayan esirler ?