O sırada devlet memuru titiz biri gelip ona şöyle şeyler söyleyebilir: " Nazik genç adam! Sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım! Zamanını böl, bir kısmını çalışmaya ayır, boş zamanı da sevgiline. Hem paranın, hem de gerekli ihtiyaçlarından artakalanın hesabını yap, çok sık olmamak şartıyla, örneğin doğum ya da isim gününde ona bir armağan almanı çok görmem."
Rezilce işlerle uğraşan ya da tutkularına muhteşem isimler takıp bunları insan soyunun sağlığı ve mutluluğu için devasa girişimler olarak görenler de mutlu. Ne mutlu böyle olabilene!
İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. işte insanın değişmez yazgısı!
Eşit olmadığımızı, olamayacağımızı çok iyi biliyorum, ancak saygı görmek adına alt tabaka insanlarından kendini uzak tutmak gerektiğine inanan kişi, yenilgiden korktuğu için düşmandan saklanan bir korkak kadar eleştiriyi hak eder.