Hakiki dostluk, gözün ve görmenin de ötesindedir; gözden ırak olan gönülden ırak olmaz. Dostumuzun sesi içimizde yankılanmaya, aramızdaki muhavere bir taş plak gibi içimizde dönmeye devam eder.
Sadece bir dost; yüreğin meddücezirlerinin, ruhun alçalış ve yükselişlerinin, kabz ve bast anlarının tanığıdır. Dost dediğimiz kişi zorluklarımızı, gölgede kalmış yanlarımızı bilir ve zaferlerimizden çok yenilgilerimize yoldaştır. Yere düşerken elimizi tutsun diye baktığımız o kişi. O elimizi tutacak olursa, düşmek canımızı daha az acıtacak.