Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sevilmeme korkusu öylesine içimize işlemiş ki, sürekli dışarıda bizi beğenecek bir bakış arıyoruz." Halbuki eskiler, 'kemgöz'den korkardı. Başkasının göz ve tecessüsünden korumamız gereken iç sınırlarımız, hayat alanlarımız var. Hayâ büyük bir muhafızdır. Özgürlüğün yolu, mahremin ve sınırların korunmasından geçiyor."
İnsanlar hayatlarını iş, ev (televizyon) ve alışveriş üçgeninde geçirirken durup düşünmeyi, kendi içine bakabilmeyi, sevdiği bir insanın yüzünü seyretmeyi unutuyor.
Bugünün dünyasında yavaşlayabilmek istiyorsak akıllı telefonlarımızı kapatabildiğimiz, ekranları fişten çektiğimiz, yoğunlaştığımız bir uğraşıda saatlerin nasıl geçtiğini fark etmediğimiz "zaman kovuklarımız" olmalı. Ancak o kovukların içinde ve çılgın kalabalıktan uzakta, ruhumuzun ve kâinatın seslerini dinleyebiliriz. Gök bize bağırmaz, rüzgâr ve dağ bağırmaz. Onları duymak için biraz sessizleşip kalbe dönmeliyiz.
Sanal olanla gerçeğin birbiri içine girerek melez yaşama biçimleri ürettiği bir dünyada, yavaşlık aslında bir sahicilik arayışıdır. Hayatın özünü oluşturan ve maddi olanla değiştirilemeyecek değerleri, yeniden baş tacı etme arayışı.