Ah, Çar Hazretleri! Sarayından çık, kenar mahallelerde şöyle bir dolaş. Gör ne sefalet, ne çirkinlikler var! İnsanlarla köpekler yan yana yatıyorlar! Bir lokma ekmek için namuslar satılıyor.
Ey korku verici hayaller! Ey karabasan gibi üstüme çöken kuruntular! Artık bana zarar veremeyeceksiniz. İşte hayattayım ve ne olursa olsun yaşmak istiyorum.
Bir yerde okumuştum. Yazar diyor ki bir idam mahkumu ölümünden beş dakika önce şöyle düşünmüş :'Eğer yüksek bir yerde, bir kayanın üzerinde iki ayağımım sığacağı kadar bir yer verseler ve deselerki, " Çevrende okyanuslar, altında uçurumlar, korkunç bir yalnızlık içinde böylece dikilmeye razı mısın? Bütün samimiyetimle şu cevabı verirdim :" Evet razıyım! Yeterki yaşayayım! Ömrüm boyunca, binlerce yıl ayakta dursam bile yaşamaya razıyım. "