"Ne tuhaf!" diye mırıldandı. "Bir gün gelip de bu odayı seveceğim aklımın ucundan geçmezdi. Fakirdim, yakacak odunum, odamı aydınlatacak bir lambam yoktu, ama hürdüm! İstediğim zaman dışarı çıkabiliyor, istediğim zaman evime dönebiliyordum.Ya şimdi? Hapishane canavar gibi ağzını açmış beni yutmaya hazırlanıyor. "
Bu kokuşmuş, sefalete göz yuman, dolandırıcıyı, alçağı, tefeciyi koruyan sistemin bekçilerine mi gidip teslim olacağım?... Kendileri milyonlarca insanı mahvediyorlar ve bunu da fazilet sayıyorlar... Onlar beni anlayamaz. Anlayamadıkları için de alay edicekleridir.
Tanrı'ya inanmasaydık acılara nasıl dayanırdık? Bize merhamet ve yardımlaşma duygusunu veren kimdir? Tanrı'ya inanmayan büyük acılara katlanamaz, çıldırır!
Arkamdan koşup geleceğini biliyordum, çünkü sen sadık bir dostsun. Ah, yüreğimdekini sana boşaltabilseydim! Fakat bu sana da acı vermekten başka bir işe yaramaz. Ben öyle bir hastalığa yakalandım ki kimse, evet kimse bana yardımcı olamaz.