Nureddin YILDIZ anlatıyor ;
Yakın bir zamanda bir-iki ay önce annem dedi ki “otur biraz, sana bir şey söyleyeceğim" dedi. Buyur anne, dedim. Benim annem okur-yazarlık düzeyinde birisi bile değil. Bir alime hizmet etmekten başka bir vasfı olmadığını düşünen, okuma-yazma bilmeyen birisidir. Okuma-yazma bilmiyor annem. Kur’an okuyabiliyor, o kadar. Dedi ki; “oğlum, zannediyorum ahiret çok kalabalık olacak.herkesin de işi çok olacakmış,bak baban da şahit olsun, buradakiler de şahit olsun kıyamet günü seni meşgul etmeyeceğim oğlum,hakkım sana şimdiden helal olsun” dedi, “benden dolayı endişen olmasın” dedi. “Ama bir şartım var” dedi, buyur anne dedim,ama dilim tutuldu bu arada dedi ki “sen de beni hiç rahatsız etmeyeceksin orada” dedi. Anne dedim; “hiç öyle bir şey olur mu” dedim. “Ben duydum babandan, evlat da anneyi kovalayacakmış” dedi. Böyle karşılıklı helalleştik.Yani hayatta bu kulaklarımın altmış senede duyduğu, bana göre, en değerli söz iman meselesinden sonra şüphesiz, yani imanla boy ölçecek bir şeyimiz yok. Buna siz de şahit olun.