Ve sanırım uzun zaman önce büyük öyküler vardı. Öyle büyük öykülerdi ki, tüm hayatını onlarla geçirebiliyordun. Tanrının ve Kaderin Güçlü Elleri. Aydınlanmaya yapılan yolculuk.
Sosyalizm Yürüyüşü. Ama hepsi öldü ya da dünya yaşlandı, bunadı ve tüm bunları unuttu.
O yüzden şimdi hepimiz kendi öykülerimizi uyduruyoruz. Küçük öyküler. ?Farklı şekillerde.
Ama her birimizin bir tane var.
Benim kişiliğimin bir yönü var-kişiliğimin bağımlı hale gelen kısmı. Kendimi, başkalarıyla olan ilişkilerim bağlamında tanımlama eğilimim var. Anlıyorsun ya, kendimi tanımlayamıyorum. Bu yüzden, bundan kaçınmak için, kendimi tanımaktan kaçınmak için, başkalarına bağlanıyorum. Ki bu potansiyel olarak oldukça yıkıcı.