Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bile bile söylenen yalandan nefret eden, yalan söylemekten korkan ve başkalarının yalanına çok kızan ama yalnışlıkla söylenen yalanı tasasızca kabul eden ve ya bilgi eksikliğinden dolayı kandırıldığında üzüntü duymayan, bir domuz gibi duyarsızca cehalet çamurunda yuvarlanan ruhu da, doğruluk açısından sakatlanmış addetmeliyiz.
-Peki sözlerdeki yalan, ne zaman ve kimin için faydalıdır, öyle ki nefreti hak etmesin? Düşmanlara karşı olmaz mı? Veya arkadaş diye andıklarımızdan biri çılgınlık veya akılsız teşebbüsler nedeniyle kötü bir şey yaptığında bu kötülüğü önlemeye yararlı bir yalan olamaz mı? Bir ilaç gibi...
yani aldatılmış insanın ruhundaki cehaleti, gerçek yalan olarak tarif etmek tamamen doğru olur. Çünki sözlerdeki yalan, ruhtaki eğilimin bir kopyasıdır, onun sonradan doğan görüntüsüdür ve tamamen saf yalan değildir.