Dört yaşında bir çocuk olarak ağzına akanın senin kanın olduğu, kendini koruyamayacak kadar güçsüz olduğun ve başka hiç kimsenin de seni koruyamayacağı gerçeğiyle henüz yüzleşmedin. Şimdi de nihai gücü başkalarında -ölü ya da diri- bu sendeki aşağılanma ve çaresizlik hissini yok edecekmiş gibi arıyorsun.
Ben acımı kabul ediyorum. Sense seninkini reddediyorsun. Muzaffer hissetmeyi tarif ediyorsun “ ağzında kan tadıyla” çünkü annenin seni sevdiğini biliyorsun. Oysa senin zafer hissin çok derinlerdeki terör ve güçsüzlük hislerine karşı bir savunmaydı sadece.