Nazirem

"bir gün köye bir adam gelmiş, köylülere peygamber olduğunu söylemiş. Köylüler, 'Biz sana inanmıyoruz' demişler, 'peygamber olduğuna inanmıyoruz, ispat et!' Adam, karşıdaki duvarı göstermiş, 'Eğer bu duvar konuşur da benim peygamber olduğumu söylerse o zaman inanır mısınız?' diye sormuş, 'İnanırız' demişler. Adam duvara dönmüş ve 'Konuş ya duvar' demiş, 'konuş ve benim peygamber olduğumu söyle.' Bunun üzerine duvar dile gelmiş ve 'Ey köylüler, bu adam peygamber değildir, demiş, 'bu adam sizi aldatıyor, peygamber değil!' "
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eskiler, yılan avlayan leyleğin hikâyesini anlatırlardı: Leylek, gagasında taşıdığı yılanı gökyüzünde çok yükseklere taşır ve birden bırakırdı ki düşüp omurgası dağılsın. On uçurum yüksekliğinden düşen yılanın beli kırılınca da avının üzerine rahat rahat süzülürdü.
Alıntı
Çünkü Efendimin eli mezardan çıkmış gibiydi. Bu kadar ölüme yakın bir el görmemiştim.
Alıntı
"Aslında" diyordu, "varlık yokluktur, yokluk da varlık! Hepsi gören göze bağlı!"
Alıntı