"Herkes içinde bir yılanla doğar. Yılanıyla birlikte büyür. Onu evcilleştirir ve iyimser yaparsa yılanı onun iyi bir insan olmasına izin verir. Yok eğer evcilleştiremez ve iyimser yaramazsa yılanı onu acımasız yapar. Bazen biz kazanırız bazen de yılan. Büyürken yılanını eğitmelisin yoksa senin kimse eğitemez."
"Söylesene baba, sen kimsin? Kendini tanıyor musun? Beni tanıyıp tanımadığını sormuyorum. Kendini tanıyor musun? Belki de ben kendimi tanımıyorumdur. Sana gelince, seni hiç tanımıyorum. Eğer gerçekten buysan, oldukça karmaşık birisin. Sen gerçekten benim babam mısın? Belki de ben senin oğlun değilim. Neden anlaşamıyoruz baba? İkimiz de iyi olsaydık mutlaka anlaşırdık. Bu durumda birimiz mutlaka kötü oluyoruz. Ya da ikimiz de kötüyüz. Neden bir babam yokmuş gibi yaşıyorum? Madem ki varsın neden babam yokmuş gibi yaşıyorum? O halde neden varsın?"
"Yatağa uzanıyorum. Annem gelsin saçlarımı okşasın ve bana bir şeyler söylesin istiyorum.
"Şiir yazmaya devam ettiğini biliyorum. Onları merak ediyorum. Söz, yazıldıktan sonra artık senin değildir. Ona ulaşan ve okuyan herkesindir. Buna engel olmaya çalıştığım için bağışla."
Annem günün birinde bana bunları söylerse ona sarılıp ağlayacağım.
Ama annem şöyle dedi:
"Şiir asi insanların tercihidir. Büyüsüne kapılır ve yolunu şaşırırsın. Seni bir ormana sürükler. Vahşi hayvanların arasında korkusuz yapar. Ama bu, emniyette olduğun anlamına gelmez. Sonra uçsuz bucaksız bir denizin ortasında bırakır. Yüzme bilmemen denizin umrunda değildir. Şiir aldatır."
"Bir şey düşünmek istiyorum.
Birinin bana söylediği güzel bir şeyi.
Babam bir keresinde şöyle demişti demek istiyorum:
"Zaman hızlı akar. Yaşam bu zamanın içinde akmak değil yüzmektir evlat. Bazen zamanın aktığı yöne bazen de tersine. Bu nasıl olur biliyor musun? Kendini, bulacağın yerlerde aramakla. Daima yürümek ve önüne bakmak... Yolun iki tarafında göreceklerinle meşgul olmak sana sadece zaman kaybettirir. Asıl görmen gerekeni sana unutturur. Görmek istediğin şey sen olmalısın. Yolun sonuna geldiğinde şunu söyleyebilmelisin kendine: İşte kendimi tamamladım. Olmam gerektiği gibiyim. Artık ölebilirim."
Babam günün birinde bana bunları söyleyecek olursa ona sarılıp ağlayacağım."
"Ama babam şöyle dedi:
"Zamanın seni sürüklemesine izin vermelisin. Zamana uymalısın. En yukarıda olmalısın. Çünkü yukarıda olanlar için bol oksijen vardır. Zekanı kullan ve rahat yaşa. Ancak aptallar acı çekmekten zevk alırlar. Oysa gerçek anlamda yaşayanlar, aklın gücünü kullananlardır."
Ona sarılmadım."