Öğretmen kültürün sadece pasif bir destekçisi olmamalı, aynı zamanda kendini eğiterek kültürü aktif olarak geliştirmeli. Onun kültürü asla sekteye uğramamalı, aksi halde kendinde ihmal ettiği hataları çocuklarda düzeltmeye başlar. Bu eğitimin açık bir karşı-tezidir.
Şu an insanları sadece bir yaşam kazanıp evlenebilecekleri noktaya kadar eğitiyoruz; sonra sanki tam bir zihinsel donanım kazanılmış gibi eğitim tamamen duruyor. Yaşamın geriye kalan tüm karmaşık problemlerinin çözümü bireyin sağduyusu -ve cehaletine- bırakılıyor.
Öğretmenin oynadığı rolün farkında olması önemlidir: Çocuğa sadece müfredatı uygulayarak yetinmemeli aynı zamanda kişiliği ile de çocuk üzerinde etki bırakmalıdır.