Werther'in acısı, karşılıksız bir aşkın değil; dünyaya sığamayan bir ruhun hikayesidir. O, sevmenin ölçüsünü kaçıran bir adam değil, hissetmenin bedelini tek başına ödeyen biridir. Werther için aşk, sahip olmak değil; yanmak, tükenmek ve buna rağmen vazgeçmemektir. Toplumun aklıyla uyuşmayan kalbi, onu yavaş yavaş yalnızlığa iter. Herkesin" olması gereken" dediği yerde Werther, "hissettiği"ni seçer. İşte bu yüzden anlaşılmaz, bu yüzden dışlanır. Çünkü dünya, derin hissedenlere dar gelir. Geothe, Werther üzerinden şunu söyler bizlere: Bazı insanlar bu hayata uyum sağlamak için değil, bu hayatta yara almak için doğar. Ve bazen insanı öldüren şey aşk değildir; aşkın yaşanamadığı bir dünyadır.