O günden sonra, muhallebicideki gizli buluşmalar sıklaştı... Okul çıkışları, öğle araları, hatta bazen dersleri kırıp şehrin uzak köşelerinde buluşuyorlardı, kimsenin onları görmediği, rüzgârın bile fısıldamadığı, sadece kusikter ların bildiği yerlerde. Konuştukları şeyler basitti; dersler arkadaşlar, geleceğe dair küçük hayaller. Ama her kelime her bakış, aralarındaki bağı daha da güçlendiriyordu. Kelimeler, ruhları birbirine bağlayan köprüler kuruyordu. Selim'in asi ruhu, Leyla'nın düzenli dünyasında bir denge bulmuştu. kurallara bağlılığı, Selim'in özgür ruhuyla harmanlanıyordu. Birbirlerini tamamlıyorlardı, sanki bir bütünün iki parçası gibiydiler, eksik kalmış parçalar, şimdi tamamlanmıştı.....
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanki hayatı, bir çizgi üzerinde ilerleyen, her hamlesi önceden hesaplanmış kusursuz.bir matematik problemiydi, sayılar arasında güvendeydi Aşk, onun çözülemeyecek denkleminde bir bilinmeyen di ve o, bu denklemi çözmek için ne bir çaba sarf ediyor ne de bir merak taşıyordu içinde, sadece görmezden geliyor, varlığını yok sayıyordu.....
O gün, o an, geri dönülmez bir şekilde, sevdanın çalkantılı sularına, bilinmez bir denize demir atmıştı, evet, teslim olmuştu, bu teslimiyet bir yenilgi değil, bilakis varoluşsal bir zorunluluk, derin bir kabullenişti.
Ama sen bildiğim gibisin.
Değilim.
Daha mı iyisin?
Daha beterim.
Hayır, çok daha iyisin. İyi olduğunu biliyorum.
Nereden biliyorsun?
Öyle görünüyorsun ve ben öyle olduğunu hissediyorum.
Nerende hissediyorsun?
Kalbimde
Ah! Beni yüreğinle değerlendiriyorsun Lina, oysa beni aklınla değerlendirmelisin.......