Naz Tuna

Sevdikleri, sevmedikleri, alışkanlıkları, tercih ettikleri ve asla etmedikleri aslında kimin umurundadır? Tazecik aşıkların elbette. Ne hayranlıkla dinler insanlar birbirlerini ilk zamanlarda,ah! Hayretle kalkan kaşlar, sanki ağzı olan ve gülümseyen gözler,hep iyi haber alır gibi dudaklar. Zihin ne berrak, ne özgür, ne hafif olur bir masanın iki tarafında oturan iki insan yeni tanıştığında. Karşındakini ömür boyu merak edeceğini düşünürsün. Aman Allah'ım ne bitmek tükenmez bir esrar yumağıdır bu insan! Keşfedecek ne toprakları vardır; o toprakların altında ne katmanlar! Sen bir tohum gibi kendini oraya ekmenin, o verimli toprakların senin kökünü besleyip, okşayıp, zenginleştirip seni pırıl pırıl parlayan bir görenin dönüp bir daha bakacağı, belki hayranlıkla resmini yapıp belki zihnini kazıyacağı, fotoğrafını çekip başkalarına göstereceği, bu dünyaya güzellik katacak bir çiçek olmanın hayalini kurarsın. Ve onun da kendisini sana ekmesinin. Birlikte el ele doğanın bir parçası olmanın. Olur da. Eller, kökler, yapraklar,soluklar,vücutlar buluşur. Bazen bir an için karşındakini kendin gibi hissedersin. Ya da kendin oymuş gibi. O hissi bilir misiniz? Gerçekten o olduğunu hissedersin. Bedeniniz, gözleriniz, kollarınız, sesiniz, beyniniz sanki tekmiş gibi. Sanki artık o olmuşsun gibi. Ne kadar kocaman, güvenli, başka türlü bir boyuttur o. Herşey yolunda gider. Ama sonra.. Bazen.. Hiçbir şey yolunda gitmez.
Sayfa 72·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazı şeyler hiç akıldan çıkmaz. Ve bazı şeyler ne kolay çıkar akıldan. Çıkmaması gerekenler. Mühim dersler. İnsan kendisini, elden çıkarılması gereken hatalarını yıkayıp ütüleyip hafıza raflarına geri yerleştirirken ve zamanı geldiğinde onları tekrar kullanmak üzere raftan indirirken bulur.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Bazen kendimi Albert Camus'nün Yabancı'sı Meursault kadar "bağsız" hissediyorum; bazense köklerim tüm dünyaya sıkı sıkı bağlanmış ve hiç gitmeyecekmişim gibi.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Büyük büyük laflar etmek istemiyorum ama galiba insan yaşı ilerledikçe şükretmenin ne kadar özel bir şey olduğunu anlıyor. Araba her an keskin dönemeçlere giriyor ve ne kadar savrulacağını hiçbir zaman kestiremiyorsun. Ama eğer toparlayabildiysen ve bir süre bile olsa düz yolda gidebiliyorsan bunun iyi bir şey olduğunu anlıyorsun. Bu kadar basit aslında. Bir süre düz yol. Buna minnet ve şükrediyorsun.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Çatır çutur atan, vazgeçen insanlara hem özenmişimdir hem de onların biraz gaddar olduğunu düşünmüşümdür. Bir şeyi hayatına alıyorsun, sonra ona kolayca veda ediyorsun. Ederken canın acımıyor, onunla geçirdiğin günlerin, ayların, yılların değerlendirmesini yapmıyorsun. Olacak iş mi?
Sayfa 32·Kitabı okudu