Necmettin Sarıbaş

Erkeklere Öğretilen Sessizlik
Erkeklere hangi duygulara sahip olması gerektiği, bunları nasıl deneyimleyebilecekleri ve nasıl kontrol edebilecekleri öğretilmektedir. Bu eril öğretiler karşısında erkekler hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sert görünerek duygularını baskılamaktadırlar. Erkeklerin kültürel, cinsiyete dayalı yapılarla uyumlu olarak ölüm, acı, keder ve kayıp deneyimleri hakkında konuşamamalarının ve yine heyecan, sevinç, mutluluk, kahkaha gibi duygu durumlarını göstermemelerinin depresyon ve diğer zihinsel sağlık sorunlarına yol açtığı görülmektedir (O’Neil, 2010).
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Reklam
Toplumsal Cinsiyetin İç Denetimi: Hemcins Baskısı
Erkekler duygularını ifade etme yollarıyla ilgili yaptırım ve baskılara çoğu zaman kendi hem cinsleri tarafından maruz kalmaktadır (Connell, 1995; Jeleniewski, 2007; Kimmel, Brod & Kaufman, 1994).
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Erkeklik ve Duygu Baskısı
Eril kültürlerde, erkekler geleneksel olarak katı duygusal ifadeleri içselleştirmiştir ve hiçbir şey hissetmemeye ya da en azından bu duygularını göstermemeye şartlandırılmışlardır.
Sayfa 124·Kitabı okuyor
Toplum Tarafından Üretilen Cinsiyet Rolleri
Kadınlar ve erkekler içinde yaşadıkları toplumun bir parçası olarak, toplum tarafından üretilen cinsiyet rollerini benimserler ve uygularlar; aksi takdirde diğerleri tarafından erkeklik ve kadınlıkları sorgulanmakla kalmaz aynı zamanda toplum tarafından damgalanır ve sosyal olarak dışlanırlar.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Ahlaki Değerler ve Irk Önyargısı
Hem ırk önyargısı hem de ahlaki kararlarda aynı beyin bölgelerinin çalıştığını görmek, bize ırk önyargısının toplumsal ahlak kuralları, standartları ve koşulları tarafından öbekleştirildiğine işaret eder.
Sayfa 163·Kitabı okuyor