Günümüzde hafıza olumlulaşarak bir çöp ve veri yığınına, bir "eskici dükkânı"na ya da "içine her türden kötü muhafaza edilmiş resim ve kullanımdan aşınmış simgelerden oluşan bir yığının karman çorman tıkıştırılmış olduğu bir depo"ya dönüşmektedir. Eskici dükkânındaki şeyler birbiri yanında yer alır, katmanlandırılmamışlardır. Bu yüzden de eskici dükkânı tarihten yoksundur. Ne hatırlayabilir ne de unutabilir.”
Şeffaflık her tür bilgisizliğin ortadan kaldırılmış olduğu bir durumdur. Şeffaflığın hakim olduğu yerde güvene yer yoktur. "Şeffaflığın güven yaratır" yerine "şeffaflık güveni ortadan kaldırır" demek gerekir. Şeffaflık talebi, güven kalmadığında yüksek sesle dile getirilmeye başlar.
Güven ancak bilmek ve bilmemek arasında bir durumda mümkündür. Güven, hakkındaki bilğisizliğime rağmen Öteki ile olumlu bir ilişki kurmak demektir... Her şeyi önceden bilmem durumunda güven gereksizdir.
Augustinus, Tanrı'nın arzu uyandırmak amacıyla metaforlar kullandığını ve Kutsal Metni kasıtlı olarak müphemleştirdiğini söyler: "Bu şeylerin adeta mecazi bir giysiyle örtülmüş olmasının nedeni inanç içinde araştıran insanın zihnini çalıştırmak ve çıplak (nuda) ve açık (prompta) olarak sunularak değersiz bir görünüş kazanmalarını engellemektir."