Sarayın damına çıkıp, bağdaş kurup oturmak istedim. Oturduğum yerden şehrin meydanlarına, caddelerine ve şehrin gökyüzüne bakacaktım. Öyle ya, her şehrin gökyüzü o şehre aittir. Şehrin rengi gökyüzünü, gökyüzünün rengi de şehri kendi rengine boyar. Âdem’in çocukları da bu renklere boyanır. Sonra akıp giden hadiselerin boyası da buna karışır. Sarayın damında bağdaş kurduğum yerden şehrin insanlarında bu boyayı görmek istedim. Bu öyle bir boyaydı ki kime değse sanki hepsini birbirine benzer hâle getirir. Fakat yine de hepsi birbirinden farklıdır. Parmak izlerinin farklı olduğu kadar farklıdır. Sarayın damında şehrin aynasında kendime bakmak istedim. O aynada gözlerimin önünde sisler altında bir yerden bir yere giden insanlar gördüm. Her biri bendim, ben de onlarla birdim.
#heyulaoku