Nefertiti

Tabiat çoğunca dosttur. Düşman gibi gözüktüğü zaman bile insanoğluna kudretini ve kuvvetini tecrübe imkânları veren, yüz vermez bir babadır; fırtınasında kayığını batırdığı zaman yüzmesini, rüzgârında kulübenin damını uçurduğu zaman daha sağlamı, daha hünerliyi bulmayı öğretiyor; canavarıyla karşı karşıya bıraktığı zaman adale kuvvetini sınıyordur.
Sayfa 68
Reklam
Ne Mercan Usta'ya, ne kilimleri dokuyan ellere, ne yazmaları boyayanlara, ne kalıpları dökenlere, ne çeşmibülbülleri üfleyenlere saygı duyduk. Saygı duymadık da ne oldu? Dünyayı birbirine kattık işte... Sofralarımızı, kapılarımızı, gönlümüzü kapadık. Kapadık da ne ettik? Dünyayı birbirine kattık.
Sayfa 46
Dostluk, kibarlık, samimiyet, iyilik maskelerinin sakladığı zehirli tırnakların ne onarılmaz yaralar açtığı, sanki tüylerim, sanki derim, vücudumda tayin edemediğim bir yer duruyor; ben istemeden vardığım bir müdafaa sistemini kendiliğinden alıveriyor.
Sayfa 33
Romanlar genelde bir panzehir olmaktan çok sakinleştirici görevi görürler, insanı kızgın demirle dağlayıp uyandırmak yerine, derin uykulara sürüklerler.
Sayfa 102
Dizelerim kınandı ve ugraşıma işe yaramaz bir aptallık, haddini bilmez bir hata gözüyle bakıldı: Bu şekilde kınanmış olan uğraşı, görüldüğü üzere kırlarda dolaşmak ve hayallere dalmak: Ellerim sıra dışı olanın üzerinde gezinmekten haz alıyor
Sayfa 78