Arada bir kendime, hani hayallerin nerede, diye sorarım. Başımı sallar, yılların ne kadar da hızla gelip geçtiğini söylerim. Kendi kendime bunca yıl neler yaptığımı sorarım, en iyi günlerini nereye gömdün? Gerçekten yaşadın mı? İçimden bir ses yükselir, dünyanın ne kadar soğuduğuna dön de bir bak! Birkaç yıl daha geçecek, bastonuna dayanacak, yalnızlık ve sefaletten titreyeceksin; karanlık ve soğuk yalnızlığınla baş başa kalacaksın! Şahane dünyan gitgide grileşecek, sonbaharda ağaçlardan dökülen sarı yapraklar gibi hayallerin de solup ölecek.