"Kapa gözlerini. Bir manolya düşle. Dinlemeye çalışma çünkü duyamazsın. Manolyalar sessizdir. Avucunu aç, manolyayı avucunda hisset. Elini kapat çiçeği ez. Aferin sana. Kararlı davrandın, çiçeği ezmek istedin ve yaptın. Başardın işte. Aç şimdi avucunu. Ne gördün? Çiçek hala çiçek, değil mi?
Ama sen, artık sen değilsin."
"Kalpten çıkan sözler, yemindir," dedi içinden. "Ben de tüm kalbimle senin için bir yemin ettim Turna." Yekta için geri sayım başladı. "Bu yemini bozmaya hiç niyetim yok ama olur da bozulursa ölüme senin ellerini tutarak gideceğim."
"Her zaman değil," diye mırıldandı Turna. "Sadece yorgun olduğumda yaslanayım." Yekta, kadını daha çok kendisine çekti. "Yoksa bilirsin,kendi kendime ayakta durabilirim. Sadece şimdi, şimdi biraz yorgunum. Sende biraz dinleneyim..."
Yağmur huzur koktu sen tekrar gülünce,
Ve sert bir rüzgâr esti,
Sen gitsen bile tekrar bana gel diye.
Sen hep olduğun yere dön diye.
Sen hep evimi yuvan bil diye.