Ezren

Ezren
@Nept_
Yüzyıllar öncesinde de kölelik vardı, ölesiye çalıştırılırdı insanlar. Peki, kölelik bitti mi? Tabii ki hayır. Yalnızca yöntemleri ve aktörleri değişti…
Dinlemek eğer karşınızda buna değer bireyler varsa enfestir, meziyettir ancak diğer türlü zaman kaybıdır.
Reklam
“Ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içerisindeyiz. Önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun, ne de ben seninkileri. Ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında, cehennem hakkında ne bilebilirsen, benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin.” diye yazmış Franz Kafka
Kişinin kendisinin daha iyi bir versiyonunu hayal etmesiyle ilgili ilk akla gelenler şunlar olabilir: Daha fazla para kazan, daha heyecanlı şeyler yap, sevdiğin bir iş bul, ev değiştir, seni tatmin etmeyen bir ilişkiyi bitir, yeni arkadaşlar edin, yüksek lisans yap. Bunlar çok iyi hedefler olabilir. Ama dikkat edersek hepsi dışsaldır. Hepsi yapabileceğimiz ya da sahip olabileceğimiz şeylerle ilgilidir. Peki ya kendimiz olmanın neye benzediğine gelirsek: Kendi özümüzde gerçekten kimiz? Ayrıca neden işe buradan başlamıyoruz? Niçin olmak istediğimiz insanlara dönüşmüyoruz? Çok mu tembeliz?
Halil Cibran: Sen ki Tanrıya yakarır firavunlara taparsın …çocuğun vurulur, aldırmazsın
Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e: Bir hamallar, bir de bilginler dedikodu yapmaz, işleri müsaade etmez!
Reklam