Müzehher

Müzehher
@Nergisli
Dikkatini dağıtan şeylerden uzaklaştığında, dikkatini dağıtarak kaçtığın şeyleri görmeye başlıyorsun.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Reklam
Arabayla pazar gezintisi, televizyon programları, kağıt oyunları ve toplantılar. Doğumdan ölüme, pazartesinden pazartesiye, sabahtan akşama tüm faaliyetler düzenlenmiş bir örnek hale getirilmiştir. Böylesi bir düzenin ağına düşen kişi, insan olduğunu, tek bir birey olduğunu nasıl hatırlar? Düş kırıklığıyla, üzüntüyle, sevgi özlemiyle, hiçlik ve ayrı olma korkusuyla doluyken, dünyaya bir kere gelindiğini nasıl aklına getirebilir?
Günümüzde insanların mutluluğu "eğlenmeğe" dayanmakta, eğlenmenin altındaysa "almanın", tüketmenin doygunluğu yatmaktadır.
Diğer yandan tüm ekonomik ve toplumsal ilişkileri pazarın düzenlediği bir temel üzerinde yükselmektedir. Meta pazarı malların hangi koşullarda alınıp satılabileceğini belirler, emek pazarı ise emeğin alınıp satılmasını düzenler. Yararlı şeyler ve yararlı insan enerjisi ve hüneri beraberce zora başvurmaksızın dolandırıcılık yapılmadan pazar koşulları altında alınıp satılacak mallara dönüşürler. Ayakkabılar yararlı ve gerekli olabilirler, ama pazarda talep edilmiyorlarsa hiç bir ekonomik <değişim değeri) yoktur. İnsan güç ve hünerinin de eğer varolan piyasa koşulları altında bir talebi yoksa değişim değeri de yoktur. Sermaye sahipleri iş gücünü satın alıp ona yatırdıkları sermayenin kârlılığı için çalışmasını buyurabilirler. Emek sahipleri ise güç ve hünerlerini var olan piyasa koşulları altında sermaye sahibine satmak durumundadırlar, aksi halde açlıktan ölürler. Bu ekonomik yapı değerlerin hiyerarşisini yansıtır. Sermaye emeğe buyurur, sonunda cansız, ruhsuz şeyler, yaşayan emekten insanoğlunun gücünden daha değerli hale gelir
İnsan başkalarına yardım etmediği sürece yapayalnızdır.
Alıntı