"Yüzme bilmeyen bir askeri birlik tulum takınarak kanala atıldı bizim kenardan dişlerine kadar silahlı olarak suya giren bu Anadolu çocukları öbür kenara esir olarak çıktılar İngilizler bu askerleri soyup güneşte kuruduktan sonra halife ve İmparatorluğu aşağılamak için Kahire sokaklarında çıplak dolaştırdılar"
" -altın değerinde ormanlarımız işlemiyor
-paha biçilmez madenlerimiz toprak altında yatıyor
-dünyaya değer ürünlerimiz tekniksizlikten ölüyor
haksızsınız!! biz ormanlarımızı, madenlerimizi ,ürünlerimizi ve sanayimizi değil biz Türk'ümüzü işletmiyoruz!!!"
" Emir ve adamlarına Biz silahlar top, altınlar,develer ve erzak hepsini verdik. Gönderdiğimiz toplardan biriyle bu toptan sorumlu Türk komutan Osman Bey de vardı. Isyancı Şerif Çetesi ile karşılaştıklarında bizimkiler 1000 karşı taraf 30 kişi kadardı fakat Emir'in adamlarından birkaç kişi yaralınınca hepsi kaçmaya başladılar Osman Bey'e de topunu bırak gel diyorlardı Osman Bey ise o benim namusumdur bırakamam nereye kaçıyorsunuz diyordu boş yere bağırdı çağırdı Osman komutan. Karşı taraf olan Şerifin çeteleri Üstüne üşüşüp Kurşun ve Hançer ile Türk çocuğunu parçaladılar Türk topuna sarılmış olarak parçalanan Osman 1917 yılı haziranın 3 günü ölüp gitmiştir ve bütün Seferden bize yine ve yalnız bir Türk çocuğunun İsimsiz nişansız mezarından başka bir şey kalmadı.
" Emir taraflarının hem İngilizler hem Şerifler hem de osmanlılarla hoş geçinmekten,sonunda kim kazanırsa onun hissesinden mahrum kalmamaktan başka tasaları yoktu. Kervan Kervan silahlarımızın ve çıkın çıkın altınlarımızın çölden getirdiği ses, duadan vaatten ve mazeretten ibaretti."