Cep Boy

Zeytindağı

Falih Rıfkı Atay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2018 00:44
Kitabın 150. Sayfasından sonra oturdum ve hüngür, hüngür, hüngür ağladım. Buraya da tüm zehrimi dökmeden içim soğumayacak. Öncelikle şöyle alakasız bir şekilde başlayacağım.. Biz Yunanlilarla düşmandik. Karşımızda kim olduğunu, kiminle savaştığımızı biliyorduk. Hunharca birbirimizin boğazını sıktık, onlar bizim köylerimizi yaktı. İnsanlarımızı camilerde kurşuna dizdi.... Biz de onları yüzme branşında olimpiyatlara hazırladık... onlar esas düşmanın aslinda ingilizler olduğunu ıngiliz gemilerine binmeye çalisirken ıngiliz askerleri tarafindan süngülendiklerinde anladılar da bizim çok muhterem din kardeşlerimiz sene olmuş 2018 hala anlamadılar... Arap gibi dostum olacağına, Yunan gibi düşmanim olsun da cacik, baklava kavgasi yapalim. Kardak kayalıklari için birbirimizi tepelim. En azindan adamlar açik yani. Kosova, priştina, Selanik ve musulun kaybedilmesine ne kadar üzülüyosam. Hicaz için aynı seyi söylemek maalesef mümkün değil. Tasi, taragı ha bide kutsal emanetleri ;))) toplayip döndük işte. Bi düşün yakamızdan artık. Kutsal emanetlerin İstanbula getirilmesine atarlanan abdullahl bin zayed midir nerenin bedevisiyse... Ataları ingilizlerle bir olup yüce peygamberimizin kabrini ve onu savunan Türk askerini kurşunlamadı mi. Bunu yapabilen zihniyetteki adam kutsal emanetlere mi sahip çıkar. Görgüsüz arap saraylarinda mona lisa gibi duvara asacaklari eserlerin olduğu şu anki oda da en azindan 24 saat kuran okunuyo. Bir gün petrol biticek, o zaman pilavda bitecek. İşte ben o zaman bu suudlarin birbirini boğazlamasini zevkle dokato çekirdek eşliğinde izleyeceğim. Anadolu açlıktan kıvranirken, küçücük bebeler babaları kanal cephesinde olduğundan annelerinin açlıktan sütü kesildiğinden taş yalıyodu bu memlekette ama işte o insanlar son zamana kadar kutsal topraklara sürre
Siyaset
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
10/10
·192 syf.··
2023 7. kitabı
"Zeytindağı," Falih Rıfkı Atay tarafından yazılan tarihsel bir kesiti anlatan hatırat olarak Türk edebiyatının önemli eserlerinden biridir. Eser, Filistin'de bulunan Zeytindağı’ndan ismini alarak dönemin tarihsel olaylarını ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin siyasi etkisini anlatır. Kitap, özellikle Birinci Dünya Savaşı dönemini ve sonrasındaki siyasi olayları anlamak isteyen okuyucular için değerli bir kaynaktır. Eserde, Filistin ve Türkler arasındaki ilişkiyi ele alarak, günümüzde hala devam eden Kudüs meselesi ile yakından ilişkilendirilebilir. Aynı zamanda, dönemin siyasi olaylarını ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin etkisini anlamak için önemli bir kaynaktır. Yazar, dönemin atmosferini ve olaylarını detaylı bir şekilde işlemiş ve karakterlerini derinlemesine geliştirmiştir. Tarihsel gerçeklerle kurgusal öğeleri başarılı bir şekilde harmanlayarak okuyuculara tarihi bir perspektif sunar. Sonuç olarak, "Zeytindağı" kitabı, günümüzde yaşanan acı olayları değerlendirmek için tarih ve kültür meraklılarına değerli bir okuma sunar. Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan bu roman, dönemin siyasi ve tarihsel bağlamını anlamak isteyen okuyucular için elzem Türkçe eserlerden biridir. İyi okumalar..
Anı-Mektup-Günlük
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Bir imparatorluğun çölde kaybolan nefesi...
Puan vermedi·192 syf.··
2025 185. kitabı
Zeytindağı , Falih Rıfkı Atay ’ın yalnızca bir anı kitabı değil; bir çöküşün, bir tükenişin ve insanın kendi vicdanına tuttuğu aynanın adıdır.Biz Okurlarını sıcaklığı yakıcı, sessizliği iç acıtıcı bir çöle götürür; fakat asıl kavurucu olan çöl değil, bir imparatorluğun gölgesinde yaşanan heba edilmiş kaderlerdir. Falih Rıfkı Atay cephe gerisindeki çürümeyi, hiyerarşinin körleşmiş gözünü ve milletin “yorgun nefesini” öyle bir anlatır ki, okurken sadece bir dönemi değil, insanlığın hatalarını da duyarsın. Her sayfa, tarihin unutturmaya çalıştığı bir acıyı yeniden ayağa kaldırır: büyük bir ülkenin sessizce eriyişini… Kitap, savaşın tozuna bulanmış askerleri değil, savaşın sırtına yüklediği adaletsizliği anlatıyor. Bir çadırda verilen emirlerin binlerce insanın kaderine nasıl dokunduğunu, bürokrasinin nasıl bir canavara dönüştüğünü gösteriyor. “Vatanı sevmek” ile “vatanın yönetilmesi” arasındaki uçurumu, yalın ama bir o kadar sarsıcı cümlelerle önümüze koyuyor. Falih Rıfkı Atay okuruna yalnızca tanık olma hakkı tanımıyor ona soru sorma cesaretini de veriyor; “Bir imparatorluk neden çöker? İhanet nedir? Körlük nedir? Suç kimdedir?” Her satır, yazanın yüreğinde biriken acının bir kırıntısı gibiydi. Bu yüzden kitap, yalnızca tarihçilerin değil; insan kalbini anlamak isteyen herkesin dokunduğunda sarsılacağı bir miras. Zeytindağı , geçmişi anlatırken bugünü de yüzümüze çarpıyor: Güç, adalet, inanç, sadakat… Hepsi, çöl güneşi altında yeniden sorgulanıyor. Zeytindağı bir imparatorluğun çöküş hikâyesi değil yalnızca; insanın hatırladıkça utandığı, unuttukça tekrar ettiği yanılgıların kitabı. Falih Rıfkı Atay 'ın kalemi, tarihin kırık aynasını önümüze bırakıyor; bakmak cesaret istiyor, anlamak ise daha büyük bir cesaret… Ama belki de en büyük cesaret, o aynada kendimizi bulabilmektir. İyi okumalar dilerim
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Çöküş: Devlet-i Âliye-yi Osmâniyye...!
10/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2018 73. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2018 07:21
Falih Rıfkı Atay etkinliği kapsamında yapacağım ilk incelemem olacak. Etkinlik için Link: ->> #27899814 Tarihi bir yolculuğa hazırlanın; geçmişe, bir İmparatorluğun Çöküşüne ve kaybedilen topraklarda yaşanan büyük acılara tanık olacağız. . Daha önce, Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri ve Atatürk’ün Bana Anlattıkları: Mustafa Kemal’in Ağzından Vahdettin kitaplarını okumuştum. Falih Rıfkı’nın duruşunu, karakterini ve Cumhuriyeti sahiplenmiş bir idealist oluşunu her zaman sevmişimdir. Zeytindağı ile kaybedilen topraklara gidiyoruz. Balkan Harbi ve I. Dünya Savaşı hakkında biraz bilginiz var ise anlatılan yerleri ve durumu daha iyi kavrayacaksınız. Kesinlikle Spoiler içermeyen ve kitabı okumadan önce rehber olarak kullanabileceğiniz bir inceleme yapacağım. Detaylı bilgi istemeyenler BİRİNCİ BÖLÜM'ü es geçip, İKİNCİ BÖLÜM den başlayabilirler. Biz Paşalarımızı kötülemek için tek satır yazmayız, kötü şeyler de ağzımızdan çıkmaz. Yaptıkları hatalarıyla bizim paşalarımızdır bu paşalar. Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa. Büyük facialara neden olan yanlışlarını da dile getirmek gerekir. Falih Rıfkı Cemal Paşa ile fazlasıyla zaman geçirmiş, bu zaman diliminde yaşananları da kaleme almıştır. Kendisi de özellikle belirtir ki Cemal Paşa’yı yermek veya kötülemek için değil, olan durumları anlatmak için yazmıştır. Kitap incelemesini bölüm bölüm yapacağım ve alışık olduğunuz gibi kısa bir inceleme olmayacak. İlk önce birkaç detay vereceğim daha sonra ana incelemeye geçeceğim. BİRİNCİ BÖLÜM: Kısa kısa Balkan Savaşları ve I. Dünya Harbi hakkında bilgi, Savaşa neden ve nasıl girdik, Hangi Cephelerde savaştık, Osmanlı Devletinin son durumu nasıldı? Osmanlı Devleti I. Dünya Harbine girmeden önce, Balkan Savaşlarında
Tarih
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Gelenek ve Modernlik Arasında Sıkışan Ruhlar
8/10
·192 syf.··
2024 5. kitabı
Zeytindağı, bence Falih Rıfkı Atay'ın en etkileyici eserlerinden biri. Bir ailenin hikayesi gibi görünse de, aslında Osmanlı'nın son dönemindeki değişimleri, gelenek ile modernlik arasındaki çatışmayı ve insan ruhunun derinliklerini anlatan bir destan gibi. Romanın en kral yanı, karakterlerin ne kadar gerçekçi ve derin olması. Her birinin kendine ait zaafları, tutkuları ve hayalleri var. Bu da onları bize çok yakınlaştırıyor ve yaşadıklarına empati kurmamızı sağlıyor. Atay'ın yazım tarzı da çok hoşuma gitti. Hem akıcı hem de sürükleyici. Sanki biz de Ferit, Selma ve diğer karakterlerle birlikte yaşıyoruz gibi hissediyoruz. Tarihi detaylar da romana ayrı bir tat katmış. sadece tarihi bir roman değil, aynı zamanda insanoğlunun varoluşuna dair derin sorgulamalar da içeriyor. Sevgi, ihanet, ölüm, inanç ve kimlik gibi evrensel temaları inceliyor. Bence bu da romanı her yaştan okur için ilgi çekici kılıyor.
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 81. kitabı
Gel Dünyayı Keşfedelim kitabında da bahsi geçen “ Falih Rıfkı Atay “ ın Zeytindağı’nı okursanız Nablus eşrafı ve Cemal Paşa arasındaki gerilimi görürsünüz.” (Syf:158) İlber Ortaylı hocamızın tavsiye ettiği kitaplardan oluyor. Kitabın Aralık 2023 baskısını aldım.Dilinin en sadeleştirilmiş hali. Böylece yorulmadan okuyup anlayabileceğimiz hâle getirilmiş tertemiz bir Türkçeyle bizlere sunulmuş. Zeytindağı’nın Kudüs’te yer aldığını da okurken öğrendim. Kendimden utandım. Görselini de şuraya bırakıyorum. İncelemek isterseniz belki diye.. tr.m.wikipedia.org/wiki/Zeytinda%C...(tepe) -Cemal Paşa’yı, Osmanlı’nın son dönemlerini, Suriye-Filistin’i daha iyi ve yakından anlamak için mutlaka okuyunuz. Yazacak çok şey var da spoiler olmaması açısından yazmak istemedim. Falih Rıfkı Atay; Enver Paşa’nın fikirlerini benimsememekte ve Enver Paşa’yı diktatör olarak nitelendirmektedir.Kitapta da bunu açıkça görüyoruz. “Keşke Enver yerine Cemal Harbiye nazırı olsaydı! Birinci Dünya Harbi’ne girmezdik ve batmazdık.” (Syf:97) Yüzyıllar boyu hüküm sürdüğümüz(!) çöllerdeki perişanlıklar, cephedeki imkansızlar, siyasi ihtiraslar üzerine yapılan yanlış stratejiler, Enver Paşa’nın Alman hayranlığı gibi gibi birçok şey anlatılıyor. Kitabın 160. Syf “İkinci Defter” başlıklı tren anısını dikkatlice okumanızı tavsiye ederim ben çok etkilendim. Özellikle; “Siz bu topraklara buğday ekiyorsunuz, biz kanımızı ve kemiklerimizi gömüyoruz.” Ne zorluklarla ne acılarla mücadele edilmiş. Ah ki ne ah! Okunacak listenize eklemenizi rica ediyorum.
Tarih
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:28
Falih Rıfkı Atay'ın "Zeytindağı" adlı eseri, Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki Osmanlı coğrafyasını anlatan ve çökmekte olan bir imparatorluğun iç muhasebesidir. Kitapta klasik anlamda bir olay örgüsünden çok, yazarın Suriye, Filistin, Lübnan ve Hicaz'da görev yaptığı yıllarda edindiği gözlemler, tanıklıklar ve değerlendirmeler yer alıyor. Falih Rıfkı, özellikle Cemal Paşa'nın çevresinde bulunması sayesinde devlet yönetiminin merkezine yakın bir noktadan yaşananları aktarırken, savaşın yalnızca cephede değil; siyasette, bürokraside ve toplum hayatında da nasıl bir yıkım yarattığını gösterir. Eserin asıl karakteri bireylerden çok Osmanlı Devleti'nin kendisidir; yorgun, hantallaşmış ve gerçeklerden kopmuş bir imparatorluk portresi çiziliyor. Yazarın psikolojisinde hayal kırıklığı, öfke ve acı bir yüzleşme duygusu hissediliyor. Eserde, Osmanlı'nın Arap topraklarını yeterince tanımadığı, halkla sağlıklı bağlar kuramadığı ve geçmişin ihtişamına sığınarak geleceği göremediği eleştirisi var. Falih Rıfkı'nın anlatım üslubu son derece sade, açık ve gazeteci gözüyle ayrıntıları yakalayan bir nitelik taşıyor, süslü cümlelerden uzak durarak gerçekleri doğrudan aktarmayı tercih etmiş. "Zeytindağı", bir savaş hatıratından öte, bir medeniyetin çözülüşünü içeriden anlatan, Cumhuriyet düşüncesinin fikrî temellerini anlamak açısından da büyük önem taşıyan güçlü bir tarihi eserdir.
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Bir imparatorluğun çöküşü
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2024 19:28
"En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı." Syf.17 Osmanlı İmparatorluğunun kendinden ödün vererek, giderek nasıl bir yıkıma sürüklendiğini anlatan Falih Rıfkı Atay, o yıllarda İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin bir üyesi olan Cemal Paşa'nın emir subayı olarak görev yapmaktadır. Dolayısıyla Osmanlı'nın son dönemine ve 'Büyük Harb' olarak adlandırılan 1. Dünya savaşına çok yakından tanıklık etmiş bir yazar olarak, o dönemde yazdığı hatıratlarını yıllar sonra Zeytindağı ismiyle yayımlamıştır. Zeytindağı, aynı zamanda Kudüs'ün doğusunda yer alan ve yazarın görev yaptığı yerin de adıdır. "1914'de üç, beş, yedi yaşında bulunan çocuklar, bugün yeni Türkiye'nin gençleri olmuşlardır ve hatırlarında imparatorluktan hiçbir iz kalmamıştır. İşte onlara, saltanatın, Suriye'de, Filistin ve Hicaz'daki son yıllarını anlatmak istiyorum." Syf. 3 diyerek bu niyetiyle bugün bizleri de aydınlatmış oluyor. Osmanlı Devleti'nin, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya gibi büyük devletlerle ve özellikle de Araplarla olan ilişkilerini açık ve net bir şekilde gözler önüne seriyor. Araplarla olan ilişkimizi net bir şekilde görmek açısından şu alıntı yerinde olacaktır; "Osmanlı saltanatı son bürokrat iken, bürokrasi bile tam Arap yahut yarı Araptır. Türkleşmiş hiçbir Arap görmedik ten başka, Araplaşmamış Türk'e az rast gelirdiniz." Sy.43 Din üzerinden sürdürülen ilişkilerin zamanla Osmanlı Devleti'ni kendi kültüründen uzaklaştırdığını görmüş oluyoruz. "İmparatorlukların sanatı sömürge ve milliyet işlemektir. Osmanlı İmparatorluğu, Trakya'dan Erzurum'a doğru, koca gövdesini yan yatırmış, memelerini sömürge ve milliyetlerin ağzına teslim etmiş, artık sütü kanı ile karışık emilen bir sağmal idi." Sy.45 Osmanlı Devleti'nin o dönemdeki durumunu gözler önüne seren bu alıntı
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Zeytindağı
Puan vermedi·192 syf.··
2023 19. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2023 20:25
§ "Falih Rıfkı Atay / Zeytindağı isimli eseri ile Suriye ve Kudüs'te Cemal Pasa' nın yaveri görevini icra ederken tanık olduğu bütün sıkıntılı hallerden detaylari ile bahsetmektedir. Görev süresince Halide Edip Adıvar ile de çalışma imkanı bulan gazeteci. Önceleri dilinin sıradan olması sebebiyle beni hayal kırıklığına uğramıştır. Sonlara doğru öykü olarak sunduğu bölümler tamamen düşüncelerimi değiştirmiştir. Benim en etkilendigim kısımları, o zamanın insanının sahip oldugu entellektuel düzey ve üst bakışı olmustur. Devleti temsilen, mudafaa amacıyla gittiği görevi ve o sahiplenici tavır ile yaklaşırken, bir yandan da eleştiriyor olması; ne zıt günümüz insanının cahil yaklaşımına. Merhameti, sevgiyi, acıyı anlatıyor kaleminin ucundan akan mürekkep ile. Son sözüm; muhteşem tarihimiz bize şu mesajı veriyor, geçmişteki hatalardan ders al. Bizim gösterdiğimiz fedakarlıkları deneyimlemek istemezsiniz diyen Ahmetler, Mehmetler, İbrahimler'e kulak vermek zorundayız. Tek yapmanız gereken yakın ve uzak tarihimize hakim olmak. Atalarımızın o günün koşullarında yapmış oldukları tercihleri ve sonuçlarını anlamaya çalışmak. Bilgi günümüz insanının en önemli gücüdür. Syf 172 : "Yemen'i hiç bilmiyorum, belki güneşi Şeria güneşinden daha sıcak, çölleri Hicaz çöllerinden daha kuru, daha nihayetsizdir. Fakat bunun ne ehemmiyeti var? Her tarafta bir neslin kahramanları var, kahramanlar için iklimler, düşmanlar, denizler ve karalar birdir." §
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
İyi Akşamlar.
8/10
·171 syf.·
2026 37. kitabı
Kaybedilen sadece toprak değil, bir imparatorluğun gerçeklerle yüzleşmesidir.” Bazı kitaplar tarih anlatır, bazılarıysa gerçeği yüzüne çarpar. Zeytindağı tam olarak ikincisi. Süslemeden, saklamadan, acıyı olduğu gibi gösteriyor. Okurken bir imparatorluğun sadece savaşta değil, zihniyette de nasıl çöktüğünü hissediyorsun. Bittiğinde geriye şu kalıyor: Kaybedilen şey sadece toprak değil, bir bakış açısı. Uzun uzun çokça anlatmayı,hatta satır satır alıntı yapmayı çok çok istedim ama tadı kaçırılacak bir kitap olmamalıydı. Kaç kere yazdım sildim bilmiyorum,neyse bu kadar inceleme yeter. -Türk müsün? -İyi ki Türk’üm. “Taş Kırılır, Tunç Erir, Ama Türklük Ebedidir!”
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma

Yazar Hakkında

Falih Rıfkı AtayYazar · 40 kitap
Falih Rıfkı Atay (1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. İzmir'in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Sakarya ili Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca köyünden İstanbul'a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Falih Rıfkı Atay 1894 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım idi. Ortaokulu Mekteb-i Tahsil Mektebi'nde lise öğrenimini Mercan İdadisi'nde tamamladı. İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Bey (Erozan) ile kendisinden bir ileri sınıfta okuyan Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine yardımcı oldu. II. Meşrutiyet'in ilanı edildiği 1908 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. 1911'de ilk yazıları, Servet-i Fünun dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlandı. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı. 1912'den itibaren Tanin gazetesinde düz yazılar yayımladı. 1913'te memuriyet hayatına başlayan Falih Rıfkı, Sadaret ve Dahiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dahiliye Vekili Talat Paşa ile birlikte resmi görevle Bükreş'e gittiğinde Tanin Gazetesi'ne röportajlar gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu. I. Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve Cemal Paşa'nın özel katipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye Nazırı olması üzerine Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917). 1918'de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi'ni kurdu. Gazetede, Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılar yazdı. Damat Ferit Paşa hükümetinin vatanseverleri yargılamak üzere kurduğu, halk arasında "Kürt Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan mahkemede Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazıları nedeniyle idamı istenerek yargılandı. İkinci İnönü Muharebesi'nin kazanılması üzerine Divan-ı Harp tutumunu değiştirince idamdan kurtuldu. 10 Eylül 1922'de Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılarını Tanin ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde sürdürdü. Savaşın ardından Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevlendirilen Falih Rıfkı, Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere tüm Batı Anadolu'yu dolaştı. 1923'ten TBMM'ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı. 1923-1927 arasında Bolu , 1927-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı. Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hakimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet gazetelerinde başyazarlık yaptı. Köşe yazılarında Atatürk devrimlerini ve batılılaşmayı savundu. Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Bu dönemde 1937 yılındaki Trakya Manevraları'na katılmıştır. İzmir'in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal'in dostluğunu kazandı ve bu döneme an ilişkin anılarını Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), Çankaya (1961) ve Atatürk Ne İdi? (1968) adlı kitaplarda topladı. Atatürk'ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yapıtlarına ayrı bir önem kazandırdı. Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra Dünya gazetesini kurarak (1952) muhalefete geçti; yeni iktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu. Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü. 20 Mart 1971'de kalp krizi sonucu İstanbul'da hayatını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla Cumhuriyet döneminde bu türlerin ilk özgün örneklerini verdi. Zeytindağı (anı-1932, 1964), Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (gezi-1930) ve Pazar Konuşmaları (fıkra-1966) başlıca yapıtlarıdır. Atay, sağlam, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle basının en usta kalemlerinden biriydi. Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmayı amaçladı. Siyasi konuları işleyen fıkra ve başyazılarıyla tanınan Atay gezi, anı, makale ve sohbet türlerinde birçok kitap yayımlamıştı; Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. Eserleri ANI : Ateş ve Güneş (Suriye ve Filistin savaş anılan, 1918), -Zeytindağı (1932), -Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), -Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri (1955), -Çankaya (1961), -Batış Yılları (1963), -Atatürk'ün Hatıraları (1914-1919) -Atatürk Ne İdi? (1968) Gezi : Faşist Roma, Kemalist Tiran, -Kaybolmuş Makedonya (1930), -Deniz Aşırı (1931), -Yeni Rusya (1931), -Moskova-Roma (1932), -Bizim Akdeniz (1934), -Taymis Kıyılan (1934), -Tuna Kıyıları (1938), -Hind (1944), -Yolcu Defteri , (1946), -Gezerek Gördüklerim (1970). Fıkra: Eski Saat (1933), -Niçin Kurtulmamak (1953), -Çile (1955), -İnanç (1965), -Kurtuluş (1966), -Pazar Konuşmaları (1966) İnceleme: -Başveren İnkılapçı (Ali Suavi Üzerine, 1954), -Atatürkçülük Nedir (1966), -Londra Konferansı Mektupları (1933), -Türk Kanadı (1941), -Kanat Vuruşu (1945) Monografi: Babamız Atatürk (çocuklar için, 1955)