Zeytindağı

Falih Rıfkı Atay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 11:20
Saltanatın Filistin ve Hicaz'daki son yılları. Enver, Talat ve Cemal Paşalara farklı bir bakış. Harp psikolojisinin komutanlara verdiği sınırsız ve layüsel yetkiler. Sulh zamanı nedense unutulan sadece savaş olunca hatırlanan Türk insanı. Göz göre göre çöküşün ibretlik anlatımı.
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Cumhuriyet Gazetesi Yayınları · 199814,8bin okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 17:34
Uzun zaman okumak için listeme aldığım bir eserdi. Birinci Dünya Savaşı esnasında Filistin Cephesinde yaşananlara yer verilen bu eser bence çok kıymetli. Yazar birebir gördüklerini ve yaşadıklarını esere aktarmış. Oldukça dramatik ve hüzünlü bilgiler de mevcut. Okunması gereken bir eser.
Tarihi Roman
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Cumhuriyet Gazetesi Yayınları · 199814,8bin okunma
Zeytindağı - Falih Rıfkı Atay (*spoiler içerir.)
8/10
·160 syf.··
2024 10. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2024 17:18
Zeytindağı , Falih Rıfkı Atay ın , Kurtuluş Savaşı sırasında Suriye-Filistin cephesinde yaşadıklarını konu alıyor. İlk bölümde, henüz kendi içlerinde bile anlaşmaya varamayan İttihat Terakki mensupları; Cemal, Enver ve Talat Paşalar arasında süregelen çekişmelerden bahsedilir. Öyle ki Türk toprakları bu anlaşmazlıklar arasında parçalanıp gidecektir, yedi düvele pay edilecektir. Hatta kitabın 30. sayfasında "1913'te bir Mustafa Kemal yüzyıl sonrası için bile bir hayaldir, fantezi kitaplarında bile yeri yoktur." ibaresi geçer. İşte böyle bir durumda Falih Rıfkı Atay , Cemal Paşa'nın yaveri olarak Suriye'de göreve başlar. Sonraları Filistin, Beyrut, Lübnan gibi yerlerde çeşitli görevlerde bulunur. Anılarında, bu bölgede yaşayan Arap halkının yaşantılarından bahseder. Hatta Beyrut'a ilk gidişi bir suvare amacıyladır fakat sabahında sokaklarında gördüğü aç kadın ve çocukların, bir portakal kabuğu, bir ağaç kışrı bile bulup yiyememesinden dolayı acı çekip inlediği o anlar aklından çıkmaz ve içinde bu iniltilerin acısını defalarca duyar. Çöl Destanı bölümünde artık yazılanlar, yazarın birkaç arkadaşından aldığı hatıralar bölümüdür. Bu bölümde Türk askerinin vatanın güney cephesini müdafaa için çektiği zorluklardan bahsedilir. Anadolu'dan gelen gençlerin bu kurak, susuz, kumlu ve bol güneşli coğrafyada bin kilometreler ötesine üstelik omuzlarına yüklenmiş teçhizatla yürümesi elbette kolay değildir. Askere her gün yalnızca bir matara su kullanma hakkı tanınmıştır. Çoğunlukla bulanık ve sıcak bir matara su... Yürüyüşlerde bazen aniden esen bir fırtına ile yüzleri, giysileri hatta silahların içi bile kum dolar, çalışamaz hale gelir. Uçsuz bir sahrada gölge bulmak hayli zordur, bulunsa dahi gölge sıcaklığı bile 55 derecedir. Yakar da yakar. Fakat yüreği asıl yakan memleketin halidir. Türk askeri
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Cumhuriyet Gazetesi Yayınları · 199814,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 1. kitabı
“Zeytindağı”, Falih Rıfkı Atay’ın Kanal, Suriye ve Hicaz cephelerindeki anılarını anlatan kitabıdır. Adını Kudüs’teki Zeytindağı’ndan alır. Türkçesi oldukça büyüleyicidir; yalın ve bir o kadar da zengin diliyle anlattığı anıları sizi kendine çekiyor. Türk askerinin cephelerde yaşadıkları, Osmanlı’nın o topraklara toplumsal anlamda ne denli egemen olabildiği ve türlü grupların bakış açıları daha iyi anlaşılabilir.
Alıntı
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Cumhuriyet Gazetesi Yayınları · 199814,8bin okunma
UZUN ZAMAN OLMUŞTU :)
Puan vermedi·160 syf.·
2024 355. kitabı
Zeytindağı Falih Rıfkı Atay Falih Rıfkı Atay – Zeytindağı Detaylı İncelemesi Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay’ın Osmanlı Devleti’nin son yıllarına dair kaleme aldığı önemli eserlerden biridir. Atay, 1. Dünya Savaşı sırasında Cemal Paşa’nın yaveri olarak Filistin ve Suriye cephelerinde görev yapmış bir isimdir. Bu nedenle, savaş yıllarını hem cepheden hem de Osmanlı bürokrasisinin içinden gözlemleme şansına sahip olmuştur. Eser, savaş sırasında Osmanlı Devleti’nin çöküşüne, Arap topraklarındaki kayıplara ve İstanbul’da yaşanan iç karışıklıklara dair güçlü tanıklıklar içerir. Tarihsel Bağlam Kitap, Birinci Dünya Savaşı’nın şiddetli bir dönemini ve Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecini merkezine alır. 1914-1918 yılları arasında dünya genelinde yaşanan büyük savaş, Osmanlı Devleti için de sonun başlangıcı olmuştur. Dört bir cephede mücadele eden imparatorluk, özellikle Arap coğrafyasındaki cephelerde İngilizlerle ve yerel Arap direnişiyle büyük bir savaş vermiştir. Arap isyanlarının etkisi ve İngilizlerin bölge üzerindeki nüfuzları, Osmanlı’yı bu topraklardan hızla geri çekilmek zorunda bırakmıştır. Bu süreçte Cemal Paşa ve yanındaki ekibi, bölgede Osmanlı’nın kontrolünü sürdürmeye çalışsa da başarılı olamamıştır. Atay’ın eseri tam da bu kritik dönemi ve yerleri konu edinir. Osmanlı’nın Arap coğrafyasındaki durumu, ordunun ve halkın çaresizliği, savaşın getirdiği ağır yıkım ve moral bozukluğu kitabın temel temasını oluşturur. Aynı zamanda, savaşın sonlarına doğru Arapların Osmanlı’dan kopuşu ve İngilizlerle işbirliği yaparak bağımsızlık çabalarına girişmeleri de kitapta önemli bir yer tutar. Zeytindağı: Sembolizm ve Coğrafya Kitapta Zeytindağı’nın bir sembol olarak kullanılması dikkat çekicidir. Kudüs’te bulunan bu tepe, Atay için sadece bir coğrafi alan değil, aynı zamanda bir
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Cumhuriyet Gazetesi Yayınları · 199814,8bin okunma
8/10
·160 syf.··
2020 31. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2020 20:57
“ 1913’de bir Mustafa Kemal, yüzyıl sonrası için bile hayaldi, fantezi romanlarında bile yoktu” Merhaba, anı yakalamaya az kaldı. Eylül başında Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı kitabını okudum. Her zaman olduğu gibi öncelikle yazar hakkında yazayım. Falih Rıfkı, 1894 yılında İstanbul’da doğmuş. Cumhuriyet döneminin en etkin Türk gazetecisi olmasının yanında yazar ve daha sonra milletvekilliği yapmış. 1. Dünya savaşında Cemal Paşa’nın yanında Suriye cephesinde yedek subay olarak görev almış. Kurtuluş Savaşı yıllarında Tanin ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde yazmıştır. Kurtuluş Savaşı Sonrası Mustafa Kemal ile tanışmış, dostluğunu kazanmış ve onu en yakından bizlere anlatmıştır.1923 -1951 yılları arasında milletvekilliği yapmış, 1971’de hayatını kaybetmiştir. Yazar yaşadığı dönem için bu coğrafyanın en yangınlı çağına doğmuş ve sürdürülen mücadelenin gazeteci olarak bilfiil içinde yer almıştır. Gerek Suriye Cephesi gerek Kurtuluş Savaşı sonrası Anadolu’yu dolaşması onu öncesi ve sonrasıyla savaşın gerçek yüzü ile tanıştırmış, gazeteci kimliği ile de bizi bu konu hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirmiştir. Edebi anlamda Cumhuriyet döneminin ilk gezi ve anı yazarı olarak kendine has üslubu ile, süslemeden ama etkili yazıyor. Yorulmadan okuyorsunuz ancak okuduklarınızın sadece bir anı olmadığını, acıların ve yıkımların gerçekten yaşandığını bilerek okumak zordu. Zeytindağı Falih Rıfkı’nın anılarından oluşuyor. Ağırlıklı olarak Suriye cephesinde Cemal Paşa’nın yanında olduğu dönemde İmparatorluğun ve Arapların yaşadığı süreci, ayrıca İstanbullu olmanın gerekliliği ile de topluma ayna tutuyor. Cemal Paşa ile anılarını geçmeden İmparatorluğun ve özellikle yönetilen halkın hali çok iyi aktarılmış. Kitap tarih derslerimizde çok anlatılmayan veya anlatılamayan
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Cumhuriyet Gazetesi Yayınları · 199814,8bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2018 00:44
Kitabın 150. Sayfasından sonra oturdum ve hüngür, hüngür, hüngür ağladım. Buraya da tüm zehrimi dökmeden içim soğumayacak. Öncelikle şöyle alakasız bir şekilde başlayacağım.. Biz Yunanlilarla düşmandik. Karşımızda kim olduğunu, kiminle savaştığımızı biliyorduk. Hunharca birbirimizin boğazını sıktık, onlar bizim köylerimizi yaktı. İnsanlarımızı camilerde kurşuna dizdi.... Biz de onları yüzme branşında olimpiyatlara hazırladık... onlar esas düşmanın aslinda ingilizler olduğunu ıngiliz gemilerine binmeye çalisirken ıngiliz askerleri tarafindan süngülendiklerinde anladılar da bizim çok muhterem din kardeşlerimiz sene olmuş 2018 hala anlamadılar... Arap gibi dostum olacağına, Yunan gibi düşmanim olsun da cacik, baklava kavgasi yapalim. Kardak kayalıklari için birbirimizi tepelim. En azindan adamlar açik yani. Kosova, priştina, Selanik ve musulun kaybedilmesine ne kadar üzülüyosam. Hicaz için aynı seyi söylemek maalesef mümkün değil. Tasi, taragı ha bide kutsal emanetleri ;))) toplayip döndük işte. Bi düşün yakamızdan artık. Kutsal emanetlerin İstanbula getirilmesine atarlanan abdullahl bin zayed midir nerenin bedevisiyse... Ataları ingilizlerle bir olup yüce peygamberimizin kabrini ve onu savunan Türk askerini kurşunlamadı mi. Bunu yapabilen zihniyetteki adam kutsal emanetlere mi sahip çıkar. Görgüsüz arap saraylarinda mona lisa gibi duvara asacaklari eserlerin olduğu şu anki oda da en azindan 24 saat kuran okunuyo. Bir gün petrol biticek, o zaman pilavda bitecek. İşte ben o zaman bu suudlarin birbirini boğazlamasini zevkle dokato çekirdek eşliğinde izleyeceğim. Anadolu açlıktan kıvranirken, küçücük bebeler babaları kanal cephesinde olduğundan annelerinin açlıktan sütü kesildiğinden taş yalıyodu bu memlekette ama işte o insanlar son zamana kadar kutsal topraklara sürre
Siyaset
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Zeytindağı - Batan Geminin Malları Bunlar! (Yarışma Kitabı)
8/10
·176 syf.··
2022 23. kitabı
Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler, der İbn Haldun. Osmanlı Devleti, büyük bir coğrafyaya hüküm sürmüş, 600 yıldan fazla varlığını devam ettirmiş bir devlet. Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi Osmanlı da o sona çok yaklaşmıştır. Girilmemesi gereken bir savaşa girilmiş, yapılmaması gereken hatalar yapılmış ve çöküş kaçınılmaz olmuştur. Eser, saltanatın Suriye, Filistin ve Hicaz'da son yıllarını ele almaktadır. Tarihe ilgisi olanlar Cemal Paşa, Enver Paşa ve Talat Paşa'yı bilirler. Falih Rıfkı'nın Cemal Paşa'nın yanında uzun süre yer almasından dolayı eserin büyük bölümü Cemal Paşa merkezli geçer. Bunun nedeni Cemal Paşa'yı övmek ya da kötülemek değil, o yıllarda onun yanında yer alması ve Cemal Paşa'nın o bölgede ekin olmasıdır. "Ümit, hayal ve iyimserlikten yoğrulan bu altın çağ, bir dede başı kadar yıpranmış, çileden geçmiş ve ağır­laşmış, onu omuzlarımın üstünde güç tutuyordum." (s. 18) Bir savaş... Neden o savaşın içindeyiz? Ve o savaşı kim kazanacak? Fransız taraftarı Cemal Paşa Alman hayranı Enver Paşa Kim sürükledi bizi bu savaşa? Neden kullandırdık kendimizi Almanlara? Yerimiz neydi o savaşta? Savaşı daha çok cepheye yayıp Almanlara avantaj sağlamak... Bir nevi yem olarak savaştayız. Başımızda Alman komutanları... Anadolu çocukları Anadolu dışında her yerde savaşta. Kimi soğuktan donarken kimi sıcaktan heba olmakta... Ve o savaşa girilmesinin yanlış olduğunu ifade eden yegane lider Mustafa Kemal Paşa: "Mustafa Kemal, Büyük Harbe girmek aleyhinde idi: Kafa ve sanat adamı olduğu için!" (s. 110) "Mustafa Kemal Kurtuluş Harbini bırakmak fikrinde asla bulunmadı: Vatan adamı olduğu için!" (s. 110) Ama daha tarih sahnesinde yerini alamamış.
Tarih
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201814,8bin okunma
10/10
·192 syf.··
2023 7. kitabı
"Zeytindağı," Falih Rıfkı Atay tarafından yazılan tarihsel bir kesiti anlatan hatırat olarak Türk edebiyatının önemli eserlerinden biridir. Eser, Filistin'de bulunan Zeytindağı’ndan ismini alarak dönemin tarihsel olaylarını ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin siyasi etkisini anlatır. Kitap, özellikle Birinci Dünya Savaşı dönemini ve sonrasındaki siyasi olayları anlamak isteyen okuyucular için değerli bir kaynaktır. Eserde, Filistin ve Türkler arasındaki ilişkiyi ele alarak, günümüzde hala devam eden Kudüs meselesi ile yakından ilişkilendirilebilir. Aynı zamanda, dönemin siyasi olaylarını ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin etkisini anlamak için önemli bir kaynaktır. Yazar, dönemin atmosferini ve olaylarını detaylı bir şekilde işlemiş ve karakterlerini derinlemesine geliştirmiştir. Tarihsel gerçeklerle kurgusal öğeleri başarılı bir şekilde harmanlayarak okuyuculara tarihi bir perspektif sunar. Sonuç olarak, "Zeytindağı" kitabı, günümüzde yaşanan acı olayları değerlendirmek için tarih ve kültür meraklılarına değerli bir okuma sunar. Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan bu roman, dönemin siyasi ve tarihsel bağlamını anlamak isteyen okuyucular için elzem Türkçe eserlerden biridir. İyi okumalar..
Anı-Mektup-Günlük
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Bir imparatorluğun çölde kaybolan nefesi...
Puan vermedi·192 syf.··
2025 185. kitabı
Zeytindağı , Falih Rıfkı Atay ’ın yalnızca bir anı kitabı değil; bir çöküşün, bir tükenişin ve insanın kendi vicdanına tuttuğu aynanın adıdır.Biz Okurlarını sıcaklığı yakıcı, sessizliği iç acıtıcı bir çöle götürür; fakat asıl kavurucu olan çöl değil, bir imparatorluğun gölgesinde yaşanan heba edilmiş kaderlerdir. Falih Rıfkı Atay cephe gerisindeki çürümeyi, hiyerarşinin körleşmiş gözünü ve milletin “yorgun nefesini” öyle bir anlatır ki, okurken sadece bir dönemi değil, insanlığın hatalarını da duyarsın. Her sayfa, tarihin unutturmaya çalıştığı bir acıyı yeniden ayağa kaldırır: büyük bir ülkenin sessizce eriyişini… Kitap, savaşın tozuna bulanmış askerleri değil, savaşın sırtına yüklediği adaletsizliği anlatıyor. Bir çadırda verilen emirlerin binlerce insanın kaderine nasıl dokunduğunu, bürokrasinin nasıl bir canavara dönüştüğünü gösteriyor. “Vatanı sevmek” ile “vatanın yönetilmesi” arasındaki uçurumu, yalın ama bir o kadar sarsıcı cümlelerle önümüze koyuyor. Falih Rıfkı Atay okuruna yalnızca tanık olma hakkı tanımıyor ona soru sorma cesaretini de veriyor; “Bir imparatorluk neden çöker? İhanet nedir? Körlük nedir? Suç kimdedir?” Her satır, yazanın yüreğinde biriken acının bir kırıntısı gibiydi. Bu yüzden kitap, yalnızca tarihçilerin değil; insan kalbini anlamak isteyen herkesin dokunduğunda sarsılacağı bir miras. Zeytindağı , geçmişi anlatırken bugünü de yüzümüze çarpıyor: Güç, adalet, inanç, sadakat… Hepsi, çöl güneşi altında yeniden sorgulanıyor. Zeytindağı bir imparatorluğun çöküş hikâyesi değil yalnızca; insanın hatırladıkça utandığı, unuttukça tekrar ettiği yanılgıların kitabı. Falih Rıfkı Atay 'ın kalemi, tarihin kırık aynasını önümüze bırakıyor; bakmak cesaret istiyor, anlamak ise daha büyük bir cesaret… Ama belki de en büyük cesaret, o aynada kendimizi bulabilmektir. İyi okumalar dilerim
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma

Yazar Hakkında

Falih Rıfkı AtayYazar · 40 kitap
Falih Rıfkı Atay (1894, İstanbul - 20 Mart 1971, İstanbul), Türk gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. İzmir'in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı, özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiş ve kişisel tarihi cumhuriyet tarihi ile özdeşleşmiştir. Sakarya ili Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca köyünden İstanbul'a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Falih Rıfkı Atay 1894 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi Huriye Cemil Hanım idi. Ortaokulu Mekteb-i Tahsil Mektebi'nde lise öğrenimini Mercan İdadisi'nde tamamladı. İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Bey (Erozan) ile kendisinden bir ileri sınıfta okuyan Orhan Seyfi (Orhon), edebiyat zevkinin gelişmesine yardımcı oldu. II. Meşrutiyet'in ilanı edildiği 1908 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'ni 1912'de bitirdi. 1911'de ilk yazıları, Servet-i Fünun dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlandı. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı. 1912'den itibaren Tanin gazetesinde düz yazılar yayımladı. 1913'te memuriyet hayatına başlayan Falih Rıfkı, Sadaret ve Dahiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dahiliye Vekili Talat Paşa ile birlikte resmi görevle Bükreş'e gittiğinde Tanin Gazetesi'ne röportajlar gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu. I. Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti ve Cemal Paşa'nın özel katipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye Nazırı olması üzerine Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917). 1918'de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi'ni kurdu. Gazetede, Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılar yazdı. Damat Ferit Paşa hükümetinin vatanseverleri yargılamak üzere kurduğu, halk arasında "Kürt Nemrut Mustafa Divanı" diye anılan mahkemede Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazıları nedeniyle idamı istenerek yargılandı. İkinci İnönü Muharebesi'nin kazanılması üzerine Divan-ı Harp tutumunu değiştirince idamdan kurtuldu. 10 Eylül 1922'de Anadolu'ya geçti. Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen yazılarını Tanin ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde sürdürdü. Savaşın ardından Tetkik-i Mezalim Heyeti'nde görevlendirilen Falih Rıfkı, Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri saptamak üzere tüm Batı Anadolu'yu dolaştı. 1923'ten TBMM'ye girdi ve aralıksız 27 yıl milletvekilliği yaptı. 1923-1927 arasında Bolu , 1927-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı. Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hakimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet gazetelerinde başyazarlık yaptı. Köşe yazılarında Atatürk devrimlerini ve batılılaşmayı savundu. Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Bu dönemde 1937 yılındaki Trakya Manevraları'na katılmıştır. İzmir'in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal'in dostluğunu kazandı ve bu döneme an ilişkin anılarını Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), Çankaya (1961) ve Atatürk Ne İdi? (1968) adlı kitaplarda topladı. Atatürk'ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yapıtlarına ayrı bir önem kazandırdı. Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra Dünya gazetesini kurarak (1952) muhalefete geçti; yeni iktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu. Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü. 20 Mart 1971'de kalp krizi sonucu İstanbul'da hayatını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla Cumhuriyet döneminde bu türlerin ilk özgün örneklerini verdi. Zeytindağı (anı-1932, 1964), Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (gezi-1930) ve Pazar Konuşmaları (fıkra-1966) başlıca yapıtlarıdır. Atay, sağlam, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle basının en usta kalemlerinden biriydi. Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmayı amaçladı. Siyasi konuları işleyen fıkra ve başyazılarıyla tanınan Atay gezi, anı, makale ve sohbet türlerinde birçok kitap yayımlamıştı; Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendi. Eserleri ANI : Ateş ve Güneş (Suriye ve Filistin savaş anılan, 1918), -Zeytindağı (1932), -Atatürk'ün Bana Anlattıkları (1955), -Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri (1955), -Çankaya (1961), -Batış Yılları (1963), -Atatürk'ün Hatıraları (1914-1919) -Atatürk Ne İdi? (1968) Gezi : Faşist Roma, Kemalist Tiran, -Kaybolmuş Makedonya (1930), -Deniz Aşırı (1931), -Yeni Rusya (1931), -Moskova-Roma (1932), -Bizim Akdeniz (1934), -Taymis Kıyılan (1934), -Tuna Kıyıları (1938), -Hind (1944), -Yolcu Defteri , (1946), -Gezerek Gördüklerim (1970). Fıkra: Eski Saat (1933), -Niçin Kurtulmamak (1953), -Çile (1955), -İnanç (1965), -Kurtuluş (1966), -Pazar Konuşmaları (1966) İnceleme: -Başveren İnkılapçı (Ali Suavi Üzerine, 1954), -Atatürkçülük Nedir (1966), -Londra Konferansı Mektupları (1933), -Türk Kanadı (1941), -Kanat Vuruşu (1945) Monografi: Babamız Atatürk (çocuklar için, 1955)