Yahudi burada da ticaretini yaparak (tefecilik) dokunulmazlığını elde eder...İbadet halini tüm mahkumlar merakla izler çünkü tuhaftır:
" bakardık birdenbire başını elleriyle sarar ve hıçkırarak okumaya başlardı hıçkırıkları gitgide kuvvetlenir sonunda İsay Fomiç bitkin bir durumda artık ulumaya benzeyen iniltileri arasında 6 küçük sandıkla süslü başını Kitabın üstüne bırakıverirdi. Hıçkırıkları alabildiğine şiddetlendiği sırada birdenbire bir biri ardınca Kahkahalar savurur sonra bir kendinden geçme taşkın bir mutluluk içinde baygın bir sesle tekrar makamla okumasını sürdürürdü "
Ağlaması Kudüsün kaybına, gülmesi vaad edilen zafere imiş....
"Bu gibi insanlar tek fikirli olarak dünyaya gelirler .Bu düşünce onları hayatları boyunca bilinçsizce oraya buraya sürükler ve bu böyle isteklerine uygun bir iş buluncaya kadar sürer gider. Ondan sonra da artık kafalarına ihtiyaçları kalmamıştır"