Bugünün insanı bağırarak incitmiyor artık.
Sessizce yapıyor.
Umursamayarak.
Görmezden gelerek.
Önemsemeyerek.
Ve buna “akıl”, “zeka”, “taktik” diyor.
Oysa bu, yeni çağın en kirli şiddet biçimidir.
Sessiz zulüm.
Kimse kimseye doğrudan kötülük yapmıyor gibi görünüyor.
Ama herkes birbirini içten içe yıpratıyor.
Görevini yapmayarak, geciktirerek, eksik yaparak.
Sözünü tutmayarak.
Bakıp görmeyerek.
Duyup duymamış gibi davranarak.
Bir insanı yok saymanın,
Onu dövmekten daha çok acıttığını biliyorlar.
Yok sayılmak, insanın ruhuna atılan en derin darbe.
Bugünün insanı maksatlıdır.
Zararsız gibi durur ama niyetlidir.
Masum görünür ama hesaplıdır.
İncitir, ama “Yanlışlıkla oldu!" der.
Küçümser ama “O anlamda söylemiyorum!" der.
Aşağılar ama “Şaka yaptım!” der.
Ve sonra arkasına yaslanıp şunu söyler.
“Ben bir şey yapmadım ki!”
Yapmadın mı?
Birinin sabrını tüketmedin mi?
Birinin güvenini çürütmedin mi?
Birinin iç dünyasında onarılması zor boşluklar açmadın mı?
Bugünün insanı hırslıdır.