Bütün karanlıklar bilimin ışığıyla aydınlandığında, tüm uluslar birleştiğinde ve vatanseverlik dinle özdeşleştiğinde, tek bir dil, tek ülke, tek bir son olduğunda rüya da gerçeğe dönüşecektir.
Güneşin batmaya başlaması bana şu muhteşem paragrafı hatırlattı: “(Güneş) yavaşça çekildi ve bir gün daha geride kalırken, başka yere can vermeye koştu. Keşke kanatlarım olsaydı da ben de hep onun peşinden gidebilseydim! Bu güzel rüyadayken (güneş) elimden kaçıp gitti... Ne yazık, ruhumun bu kanatlarına asla bedenimin kanatları eşlik etmeyecek!”