Kitapkolik, bir alıntı ekledi.
9 saat önce

Üç insan...
İnsan töresini, insan kurallarını çiğnediler.Kokuşmuş yasalar onların elini kesti onları ezdi geçti.
Üç insan...
Cehalet onları suçlu ilan etti, onlar güçsüzdür. Töre onları yok etti, töre güçlüdür.
Bir insan...
Başka bir insanı öldürdü; herkes azılı katil dedi.Kral onu öldürdü; herkes adaletli kral dedi.
Bir insan...
Kiliseyi soymaya kalktı;herkes gözü dönmüş hırsız dedi. Kral onun hayatını elinden aldı, herkes erdemli kral dedi.
Bir insan...
Kocasına ihanet etti; herkes fahişe dedi. Kral onu çıplak olarak teşhir etti ve herkesin gözü önünde taşlayarak öldürttü, asil kral dediler.
--Kan dökmek haramdır. Peki kralın kan dökmesi helal midir ?
--Mal gasp etmek suçtur. Peki can gasp etmek erdem midir?
--Kadının ihaneti iğrençtir. Fakat insanı taşlayarak öldürmek güzel midir?
--Yasa bir kötülüğü daha büyük bir kötülük ile karşılık vermek midir??

Mezarlar Ne Söyler?, Halil CibranMezarlar Ne Söyler?, Halil Cibran

17 Yaşındaki Bir Şizofren Hastasından Aşkın Tarifi;

Aşk, kış kıyamette bile kelebek olmaya heveslenecek kadar çocuk tutabilmektir kalbi…
On yedi yaşında bir şizofrenim; benim de aşk tarifim böyle. İnsanların arasında yalnız hissediyorum kendimi; kimse sincaplardan, sardunyalardan ve kelebeklerden konuşmak istemiyor.
“Ben kelebek olacağım” dedim anneme; “kelebeğin ömrü üç gündür” dedi. “Zaten üç günlük dünyada yaşıyoruz” dedim. Evet, ben hastayım; siz çok sağlıklısınız!
“Balık olmaya gidiyorum” dedim babama; “insan olarak yaratıldığına şükret” dedi. “Birazcık yosun kokmak ve kayalıklara pullarımı bırakıp, ışığa baygın baygın bakmak kim bilir ne güzeldir” dedim. Anormallik iyi geliyor bana; sizin normalliğiniz beni çok incitiyor…
“Bir gün ırmağa dönüşeceğim” dedim öğretmenime; “iyileşeceğine inanıyorum senin” dedi.
“Hayal bilgisi dersleri olsa keşke; birimiz sazlık olsa, diğerimiz kırlangıç” dedim. Biliyorum ki beni anlamadı ve sesimi unutuncaya kadar susmak istiyorum oysa…
“Denizyıldızlarına çok özeniyorum” dedim arkadaşıma; “her zamanki gibi tuhaf konuşuyorsun” dedi. “Denizyıldızlarının şarkılarını duyabilseydin, sen de benim gibi özenirdin onlara” dedim. Tuhafım ve sizi de tuhaflaşmaya davet ediyorum !
“Rengini niye içine attı rüzgârlar, biliyor musun ?” dedim komşuma; “rüzgârların rengi yok ki” dedi.
“Dağların, denizlerin ve ovaların haritadaki hallerini gördükleri günden beri, gizliyor o muhteşem rengini bütün rüzgârlar” dedim. Hayalciymişim hep; siz gerçekçi olduğunuz için yeryüzü böyle bencilliklerle, kıyımlarla ve mutsuzluklarla dolu…
“ Yarış atları, -ayrıca faytonlarda kullanılan atlar- ve eşekler hep hor görülüyorlar“ dedim kardeşime; “kaderlerinde bu varmış, sen böyle şeyleri düşüneceğine psikiyatri kontrollerini aksatma” dedi. “”Zalimlik, cehalet ve kibir nasıl da kutsallaştırılmış; ne acı” dedim. Atlar, eşekler ve ben, ağlıyoruz gece yarıları siz uyurken…
An gelecek, doğaya karışacağım; ağaçların, ormanların ve leyleklerin özüne serpiliverecek ruhum. Şimdilik insanım, evet; bir sokak kedisi ne kadar insan olabilirse, ben de o kadar insanım işte…
“Mezbahalar” desem susuyorsunuz.
“Nükleer santraller” desem umarsamıyorsunuz, “hepimiz hayvanlarla, derelerle, ormanlarla eşiz bu dünyada” desem ayıplıyorsunuz; “aşk” desem, “beni anlamadınız, aşkolsun” desem, öylece bakıyorsunuz. Aşk benim doğa`mda var ve siz sevgisizlikler, doğa`mı katlediyorsunuz…
Slyvia Plath, “bir ayna damıtan şu buluttan daha fazla annen değilim senin” dedi bana uykumda; “uzayıp giden kara parçalarına inat, annelik yapıyorum yavru bir buluta” dedim ona. Öyle güzel söyleştik, öyle güzel dertleştik ki; o intihar etmemiş gibiydi, ben tecavüz edilmemiş gibi…
On yedi yaşında bir şizofrenim; bazen bir kaplumbağa, bazen bir yeşillik, bazen de bir kelebek, sevgilim oluyor benim.
İnsanların arasında yalnız hissediyorum kendimi; kimse düşlerden, özgürlükten ve aşk`tan konuşmak istemiyor.
Bir kelebek ölüsüyüm yanıbaşınızda; beni rengarenk rüzgârlar diriltiyor…

Ergür Altan

Cünyır Cemali, bir alıntı ekledi.
17 saat önce

***********GÜNÜMÜZDE SİYASET*********
Biliyoruz ki Türkiye iktisaden güç durumdadır. Halk yoksul, sermaye insafsız ve şuursuz, emek muzdariptir. Sosyal adalet sağlanamamıştır. Sefaletle cehalet kol koladır. İdare edenle edilenler arasında derin bir güvensizlik uçurumu vardır. Bu yetmiyor gibi çıkarcı ve hırslı politikacılar büyük halk kitlesini iki düşman kampa doğru zorla sürüklenmektedirler.

Dava, Alparslan Türkeş (Sayfa 50 - Kamer yayınları)Dava, Alparslan Türkeş (Sayfa 50 - Kamer yayınları)
Ömer Efeoğlu, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazı yanlışlıklar, yıllardan beri cehalet karanlığı içinde kalmış olan bu milletin içine öylesine işlemişti ki, köy halkının büyük bir kısmı sanki doğuştan hastalıklı idi.

İdealist Öğretmen (İdeal Öğretmen), Grigory Petrovİdealist Öğretmen (İdeal Öğretmen), Grigory Petrov
_Aryy_, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Da Vinci
Kara cehalet bizi yanlış yola götürür. Ey!Biçare ölümlüler, gözünüzü açın!

Da Vinci Şifresi, Dan BrownDa Vinci Şifresi, Dan Brown

Kepilleus
Din daima amacı dışında kullanılan bir düşüncedir derler.
Bunun doğruluğuna inanmaktan kendimi alamıyorum
Dinler iyi niyetle girişilmiş kötü bir eyleme açılan kapılara benziyor

Din adı altında yapılan eylemlere baktığımızda
Baskı, ölüm, gösteriş, cehalet ve şöhret öne çıkmakta
Kepilleus
Ve bütün bunların sebebi
Başı açık bir kadın
Ya da el ele tutuşmuş bir kadın ve erkeğin
Düşünce dünyasında aranmaktayken
Bir düşün Kepilleus
Tekrar tekrar düşün
Bireyler kendi yaşamlarının öfkesini neden başkalarına kusarlar.
Suçu neden hep karşı dağın bağrı barındırır
Bir düşün !!

Bahar Kurt, bir alıntı ekledi.
Dün 18:30 · Kitabı okuyor

Kara cehalet bizi yanlış yola götürür.Ey! Biçare ölümlüler,gözlerinizi açın. “Leonardo Da Vinci”

Da Vinci Şifresi, Dan BrownDa Vinci Şifresi, Dan Brown
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
Dün 12:09 · Kitabı okuyor

Cehalet ve sefaletten daha ağır kölelik var mı?

Mağaradakiler, Cemil Meriç (Sayfa 202 - İletişim Yayınları)Mağaradakiler, Cemil Meriç (Sayfa 202 - İletişim Yayınları)
Kizaxelké, bir alıntı ekledi.
Dün 01:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aklımın kölesi sayılırım dev hafızada,
İtin götü yere geliyorsa da, içimdeki
Tümörlerle yana yakıla, sanma ki
Tanrının lügatinde;
Seyir halindeyim ismimi sakladığım zamanda
Zamanı küçük düşürdüğüm aşklar yaşıyorsam
Aşklar küçük çaplı bir iskender'se deyim yerindeyse
Zulümsem, kedersem, kısmetsem
Çetrefilli belada,
Ters takla atmayan bir cehalet biriktiriyorum demektir
Eski boktan imparatorlukla avunan
Şehrin sokaklarında!

İskender'i Ben Öldürmedim, Küçük İskenderİskender'i Ben Öldürmedim, Küçük İskender