Giriş Yap
256 syf.
–Bizim derdimiz dünya derdi olmasın–
Bir âmâ ile lâl'in buluşması.. İlerleyen yaşından sebep gözleri artık görmeyen Şeyh Recep'in, Şeyhi Şemseddin Ahmed Sivasi'nin hayatını lâl(dilsiz) bir kâtibe yazdırdığının hikayesi. Şeyh Recep anlatır, kâtibin de yanına diz kırmış hiç bir kelimeyi kaçırmadan, gönlüne de kazıyarak yazmasının hikâyesi. Kendini arayışın öyküsü; Nefsiyle mücadelenin, Allah'ı arayışın, huzuru buluşun öyküsü. Dervişanlara yapılan sohbetin kelimelerini gönlüme kazıdım bende. Kendimden parçalar, yüreğime deva satırlar buldum. Biz de arayıştayız, yalnızız, sabırsızız.. Bu yüzden bu eser dokunmakta, etkilemekte zorlanmadı. "İlim karası" tanımına da ilk defa denk geldim. Bildiklerinin gözünü kör edip, ondan doğrusu olmadığını sanma hastalığına deniyormuş. Bu hal gönle sirayet edip hakikatine zarar veriyormuş. Çok bilmenin her şey olmadığı gerçeği burda da çıktı karşıma.. "Hem demiyorlar mıydı bazı adamlar için 'bu kadar cehalet ancak ilimle olur' diye?" Dünyaya ne kadar bulandık, heva-heveste ne kadar süründük, hak-hakikat için nelerden vazgeçebiliriz, vazgeçmeliyiz.. belki bunların hesabını yaptırabilecek bir eser. "Tövbe Allah'ım.. Dünyaya daldımsa tövbe, nefsime aldandımsa tövbe, rızandan şaştımsa, gaflete saptımsa tövbe..." Her kitabında ayrı lezzet almayı bekleyenler için diyorum; üslubu hep aynı. Bir yerde sıkabilir. Anlatılanlar bile çoğu yerde benzer. Dört eserini okudum ikisi etkilemezken, bununla beraber Ene kitabı da çok tesir etti. Ne aradığına bağlı insanın. Muhabbetle tavsiye ediyorum. Şifa olmasını dilerim.
Lâl
9.2/10 · 427 okunma
Reklam
Ailede çocuk neyse toplumda halk odur, özellikle de Ortaçağ'da. Halk bu ilkel cehalet, manevi ve entelektüel gelişmemişlik düzeyinde kaldıkça, çocuk hakkında söylenen onun hakkında da söylenebilir: Bu çağ acımasızdır.
Tanrı fikrinin doğuştan var olduğunu ve insanların daha annelerinin karnındayken bu fikre sahip olduklarını ileri sürerler. Ama bu yanlıştır, diyeceksiniz onlara; her ilke bir yargıdır, her yargı bir deneyimin sonucudur ve deneyim ancak duyuların harekete geçirilmesi yoluyla elde edilebilir; dolayısıyla, dini ilkeler kesinlikle hiçbir şeye dayanmazlar ve asla doğuştan değillerdir. Anlaşılması en güç şeyin en önemli şey olduğuna aklı başında insanları nasıl oldu da ikna edebildik, diye soracaksınız. Onları müthiş korkutarak; çünkü insan korktuğunda artık akıl yürütemez; çünkü bu insanlara özellikle kendi akıllarından sakınmaları öğütlendi ve insanın bir kez aklı karıştığında her şeye inanır ve hiçbir şeyi incelemez. Tüm dinlerin iki temeli cehalet ve korkudur, diyeceksiniz onlara. İnsanın Tanrı karşısındaki kararsızlığı tam da onu dine bağlayan güdüdür. İnsan karanlık içindeyken hem fiziksel olarak hem de moral olarak korkar; korku onda alışkanlık halini alır ve ihtiyaca dönüşür: Ümit edeceği ya da endişe duyacağı bir şey kalmadığında kendinde bir şeylerin eksik olduğuna inanır.
563 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Mustafa Kemal Atatürk... Hakkında çok şey öğretilerek büyüyoruz. Asker Mustafa Kemal, cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal, devlet lideri Mustafa Kemal. Fakat onu gerçekten tanımıyoruz. Onun verdiği çetin mücadeleleri tam olarak kavrayamıyoruz. En büyük mücadelesi yalnız bir "tek adam" oluşuydu. Peki nedir bu tek adamlık? Diktatörlük mü ? Hayır, onun tek adamlığı yalnızlığıydı. Onun çevresindeki nice kalabalığa rağmen düşünsel dünyasındaki vizyonunu anlayabilen kişiler olmadığını görüyoruz. Ne silah arkadaşları, ne meclisteki arkadaşları ne de yıllarca cehalet içinde kalmış halk onu anlayabildi. O hep yalnızdı. Kitabı okurken onun bu yalnızlığını çok net bir şekilde görüyorsunuz. Bu eserde cumhuriyetin ilk yıllarındaki gelişmelerden Atatürk'ün ölümüne kadar olan süre arasındaki olaylar aktarılıyor. Fakat cumhuriyetin henüz kuruluş aşamasında ve hilafetin kaldırılması sürecinde o kadar zaman kaybediliyor ki şaşırıyorsunuz. Ne cumhuriyet öyle kolayca kuruluyor ne de hilafet öyle kolayca kaldırılabiliyor. Geçmişe bağlılık sevdasıyla en çetin mücadeleyi yine tek adam veriyor. Yani cumhuriyetin ilk yıllarının kaosuna hazırlıklı olun kitabı okumaya başlamadan önce.
Tek Adam - Cilt 3
9.3/10 · 859 okunma
Reklam
İnsan, bir şey bilmiyor olabilir ama aslında öğrenmeye çok açık ve hazırdır. Bunlar masumca cehaletlerdir ve bu ayıp değildir. Ama bir cehalet vardır ki duvar örülmüştür, yani taassupla birliktedir ve artık bu cehaleti aşmak istemiyor. Bu, cehl-i mürekkebdir. Yani ya taassup sahibidir veya bilmediğini bilmemektedir.
Reklam
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42