Bütünü itibariyle davranış, insan iradesinin, bilgi, düşünce ve niyetlerinin sonucu olup çok sebepli, çok yönlü ve karmaşık bir yapıya sahiptir.Belki de bu griftliğin en önemli sebebi; davranışların, insan benliğinin derinliklerinde yatan ve gözlemlenemeyen birtakım inanç ve duygu süreçlerinden kaynaklanıyor olmasıdır.
“İman gibi inkâr da sadece rasyonel gerekçelere dayanmayıp aynı zamanda duygusal sebeplere de dayanır.Bu sebeple Allah, kâfirlerin katılaşmış inançlarını yıkmak için bir yandan onların akıllarını ikna ederken diğer yandan da onların duygularına hitap eder.”
Kıyametin kopmasına ramak kala dikilen bir hurma fidanı, adeta asıl sürgün verip yeşereceği yer olan ahirete dikilmiş gibidir. Gerçek ve kalıcı meyvesini de orada verecektir.
Allah’ın rahmetinden tam manasıyla ümidi kesmek Kur’an’da, kâfirin karakter özellikleri arasında sayılmakta; iman ile Allah’ın rahmetinden ümit kesmenin aynı kalpte bir arada bulunamayacağı, dolayısıyla da ‘ye’s’in, müminin karakter özelliği olamayacağı vurgulanmaktadır.