" Böyle anlarda hayat denen şeyin ne kadar acımasız olduğunu bir kez daha anlıyorum. Bir dağı aşarsınız, karşınıza başka bir dağ çıkar, onu da aştığınızda bir başkası. Başlarda ümitle bu dağları tırmanır, bir yerden sonra pes edersiniz. Oysa hayat durup sizi bekleyecek kadar hoşgörülü değildir. Ne hoşgörü ne tolerans bekleneilebilecek bir düşmandır hayat. Bu düşmana eninde sonunda yenileceğiniz bir savaşın içindesiniz. Öyle bir savaş ki bu yalnızca kaybettiğinizde son bulur."
"Anne, buna bak. Burada yazan kelimeler benim. Cinsel azınlık, homoseksüel, lezbiyen. Bahsedilen şey tamı tamına benim, ben. İnsanlar beni bu şekilde tanımlıyor ve bir aileye, kariyere ya da herhangi bir şeye sahip olmamı engelliyorlar. Bu benim mi suçum, söyle. Benim mi suçum diyorum!"
"İçimde, hâlâ hiçbir şeyi anlamak istemeyen benle, her şeyi anlamak isteyen başka bir ben ve her şeyi uzaktan izleyen diğer ben arasında bitmek bilmeyen bir savaş var."