Köylüler çok sıradan,gelişmemişler, pislik içinde yüzüyorlar... Aydınlarla
da iyi geçinmek çok güç. Yoruyorlar insanı. Bütün o iyi tanıdıklarımız çok sığ düşünüyorlar; duyguları çok yüzeysel, burunlarından ötesini gördükleri yok,tek sözcükle aptal hepsi. Kafa yetenekleri biraz daha
gelişmiş olanlar ise düpedüz isterikler. Tahlil ve abes beyin etkinlikleriyle çürümüşler. Ağlayıp sızlarlar; nefret
kusarlar, hezeyan halinde iftira yağdırırlar; insana yan yan yaklaşır, kaş altından bakar ve yaftayı yapıştırırlar:
"Hım, bir psikopat!" ya da, "Laf ebesi!" Alnına nasıl bir yafta yapıştıracaklarını bilemedikleri kişileri de, "Tuhaf bir adam bu, tuhaf! " diye nitelerler. Ormanları sevmem tuhaflıktır. Et yememem de tuhaflıktır ... Doğaya, insana dolaysız, temiz, özgür bir yaklaşım kalmamış artık ...
Kalmamış işte!