"Hayatınızda şu noktaya kadar her ne olmuş olursa olsun, bunların şu andan itibaren nasıl yaşayacağınızı yönlendirmemesi gerekir." Burada ve şu anda yaşayan sen, kendi hayatını belirleyen kişisin."
"Bir yazar olmayı hayal eden genç bir arkadaşım var ama asla başladığı işi tamamlayamıyor. Ona göre, işi onu fazlasıyla meşgul ediyor ve asla roman yazacak kadar vakit bulamıyor. Bu yüzden de işi tamamlayıp roman yanşmalarına katılmıyor. Ama bu gerçek neden mi? Hayır! Esas neden, hiçbir işe kalkışmadan "Denersem yapabilirim," olasılığını geçerli bırakmak. Eserlerini eleştiriye açmak istemiyor ve kesinlikle vasat bir eser yaratabileceği ve reddedilmeyle karşılaşabileceği gerçeğiyle yüzleşmek istemiyor."
"Bazı ufak güçlükler ve kısıtlamalar olduğu halde, muhtemelen şu anda sahip olduğun yaşam tarzının en pratik olduğunu ve her şeyi olduğu gibi bırakmanın daha kolay olduğunu düşünüyorsun. Bu şekilde kalırsan, yaşadığın deneyimler, olaylar meydana geldikçe onlara düzgün bir şekilde yanıt vermeni sağlar; bir yandan da kişinin eylemlerinin sonuçlarını tahmin edersin. Bunun eski aile arabanızı kullanmak gibi bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Biraz sarsıntılı olabilir ama insan bunu göz önüne aldıktan sonra rahatlıkla manevra yapabilir.
Öte yandan, bir kişi yeni bir yaşam tarzı seçecek olursa, kimse o yeni benliğe neler olabileceğini ya da meydana gelen olaylarla nasıl başa çıkacağını bilemez. Geleceği görmek zorlaşır ve hayat endişeyle dolar. Gelecekte kişiyi bekleyen daha acı ve mutsuz bir hayat olabilir. Basitçe söylemek gerekirse, insanlar etraflarındaki şeyler hakkında yakınıp dururlar ama olduğun gibi kalmak daha kolay ve güvenlidir."
"Yunanca 'iyilik' sözcüğünün (agathon) ahlaki bir anlamı yoktur. Sadece 'faydalı' demektir. Buna karşılık, 'kötü' sözcüğü (kakon), 'faydalı olmayan' anlamına gelir. Dünyamız her türlü haksızlık ve kötülükle doludur ama kelimenin gerçek anlamıyla kötülüğü isteyen tek bir kişi yoktur: Yani, 'faydalı olmayan' anlamında."