Pınar

“Kendimi­zi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. Kim olduğumuz­la ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. Nelerden korktu­ğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sev­mediğimizi belirlemişiz. Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. Kendimize "Ben" adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyo­ruz Osman.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Artık hiçbir şeyle kavga etmek gelmiyor içimden. Ellerimi kaldır­dım, teslim oluyorum. Savaşmayı bırakan insana kim ne ya­pabilir ki? Yenilmek kadar büyük özgürlük yok, şimdi kaza­nanlar düşünsün Osman.”
“Olacakları kontrol edebileceğimizi sanmak da ne büyük ego. Neyimize bu kadar güveniyoruz bilmiyorum. Her şeyi doğru planlarsak yollar bizi tam istediğimiz yere çıkarır sa­nıyoruz.”
“ Ço­ğumuz, dövüşmek isteyip istemediğimiz sorulmadan o kuyu­lara çoktan itildik. Çıkmak için ya karanlıklar içerisinden bir kurtarıcının belirmesini yahut da ideal koşulların oluşması­nı bekliyoruz. Halbuki kurtarıcılar yok, ideal koşullar yalan. Kurtuluş isteyenin kalkıp o ilk adımı atması gerekiyor.”
“Doğrusunu istersen, insanlarla temas etmenin hemen her zaman bazı bedelleri oluyor.”