Mor Sandıktaki Yazılar

Mor Sandıktaki Yazılar
Dağınık Piyano Klavyeleri ve Mor Sandıktaki Yazılar adlı kitapların yazarı ve aynı zamanda da okur
Okul öncesi öğretmeni
6 Aralık
141 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·264 syf.··
2025 34. kitabı
Kitabı Ezber Bozan kanalının videoları sayesinde keşfettim. Türkçe kitaplara ulaşmanın zor olduğu bir yerde yaşamama rağmen bu kitaba ulaşabildim. Bana göre eser, kişisel gelişim ile bilimi başarılı bir şekilde harmanlıyor. Kitabın kapağındaki şu cümle daha ilk anda odağı yakalıyor ve sayfalar boyunca bunun açıklamasını arıyorsunuz: “Tanrı beni yaratmakla ne kastetmiş olabilir?” (S. Kierkegaard) Kitapta kuantum, bilinç, frekans, düşünce gücü, evren, rezonans, insan olmak ve ölüm gibi konular; kutsal metinler, filozoflar ve bilim insanlarının görüşleriyle birlikte ele alınıyor. Maia Ece Hanım, bu kavramları sade ve etkileyici örneklerle açıklamış. Okurken sürekli sorguluyorsunuz; çünkü bazı bilgiler tanıdık olsa da bakış açısı farklı. “Evrende her şeyin mantıklı bir açıklaması vardır” düşüncesi kitabın ana damarını oluşturuyor. Dikkatimi çeken bazı alıntılar: Dünya, insan olma sanatının icra sahnesidir. Gerçeklik, gözlemlemeyi seçtiğimiz şeydir. Sen değişirsen dünya değişir. Sizden çıkan, size geri döner. Yazar, evrensel yasaları anlamadan önce insanın kendi bilincini ve insani vasıflarını idrak etmesi gerektiğini vurguluyor. İyi insan olmanın, başkaları için değil, kendi bilincimiz için gerekli olduğunu hatırlatıyor. Bu tür sorgulatan ve düşünmeye sevk eden kitapları seviyorsanız mutlaka okumanızı öneririm. Son olarak benden küçük bir soru: Bilgi bir hazinedir ama ona ulaşmak için sorgulamaya, ezberleri yıkmaya hazır mısın? Aylin Özgür
Olasılıklar ArasındaEce Ergönenç · Destek Yayınları · 050 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Mor Sandıktaki Yazılar

, bir kitap okudu
9/10
·264 syf.··
2025 34. kitabı
Ece Ergönenç
8.7/10 · 50 okunma
10/10
·184 syf.··
2025 4. kitabı
Kitap adı: Şeker Portakalı Yazar: José Mauro De Vasconcelos Sayfa: 183 Kitap türü: Roman// Otobiyofrafik Kurgu Kitaba başlarken acaba Zezenin hangi maceraları bekliyor bizi diye düşünmedim değil. Haklı da çıktım Çünkü kitapta hayattan yalın ve gerçek örnekler vardı Biraz araştırınca, Yazarın kendi hayatını anlatmış olduğuna tanıklık ettim. Bu arada anlatma diline bayıldım Ne çok abartı vardı ne çok ayrıntı ne de betimlemelerle boğuyordu. Kısaca Bay Vasconcelos gayet kıvamında herkese hitap eden efsane bir kitap yazmış. Kitaba gelirsek, Zeze 5 çocuklu bir ailede sondan bir önceki çocuk olarak dünyaya gelmiş. Ailesi tam yoksul olmasa da oldukça yoksul bir aile, ekmeklerini kahveye banarak karınlarını doyurduklarını sayfalarda bir kaç kez gözünüze çarpabilir. Zeze çok akıllı bir çocuk, gerçek dünyasının küçük olmasına nazaran, hayal dünyası o kadar büyük ki, insan ister istemez hayran kalıyor. Portakal ağacıyla bütünleşip hayatlar yaşıyor, onunla konuşuyor ve umudunu portakal ağacından alıyor, ona kendince isim bile takıyor. Kitabın bana göre en göz alıcı yeri, babasının yerine Portuga yı koyduğu yer. Ailelesinin geçim derdiyle uğraşmaktan asıl çocuklarının ihtiyaçlarını görememeleri bu kitapta en acı haliyle göze çarpıyor. Zeze Portugadan önce nefret ediyor Ama sonra aralarında öyle bir iletişim gelişiyor ki, Zeze baba yerine koyuyor Portugayı. Zeze evden kurtulmak adına yaşı küçük olmasına rağmen okula da başlıyor, başarılı da oluyor. Arada sırada normal bir çocuk yaramazlıkları oluyor ama hepsi ilgi için. Birde çocuk muyum yoksa yetişkin mi rollerinde gel gitler yaşarken bazen taşkın davranışlar gösterebiliyor, sonuç dayak. Yetişkinleri anlamaya çalışarak meşgül oluyor küçücük dünyasında. Asıl çocukca hayal dünyası ise o kadar büyük ki, kimse onu pek
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
9/10
·223 syf.··
2025 33. kitabı
Okudum, bitti: Su’yun Yolculuğu Yazar: Burçak Yüce Sayfa Sayısı: 223 Bu kitapla tesadüfen karşılaştım; fakat bazı kitaplar vardır, tesadüf değil çağrıdır. Su’yun Yolculuğu tam olarak böyle bir çağrıydı. Evrenin yaratılışını, varoluşun en saf hâlini anlatıyor. Her şey, soru sormayı bilen bir Hidrojen’le başlıyor. Bir gün Oksijen’le karşılaşacağını biliyor; ama bilmek yetmiyor, kalbi tereddütle dolu. Ya karşılık bulamazsa? Ya birleşme sandığı kadar mümkün değilse? Ve karşılaşma gerçekleştiğinde anlıyoruz ki; gerçek birleşmelerde taraflar artık eski hâllerinde kalmaz. Ne Hidrojen Hidrojen olarak kalır ne de Oksijen yıkıcı gücünü sürdürür. Birlik, dönüştürür. Ve su doğar. Hayat böyle başlar. Su olmak kutsaldır; çünkü yaşam onunla nefes alır. İnsan, kendini yaratılmışın merkezinde zannederken aslında varoluşun en sessiz gücünü gözden kaçırır. Oysa güçlü olan, suyun kendisidir. Su direnmez; akar. Yolunu zorlayarak değil, teslim olarak bulur. Buhar olur, yağmur olur, kar olur… Şekil değiştirir ama özünü kaybetmez. Can verirken kendinden eksilmez. Kitap bize şunu fısıldıyor: Gerçek güç kontrol etmekte değil, akışta kalabilmektedir. İnsanın suya benzediği yerde; teslimiyet vardır, bilgelik vardır. Zamanı geldiğinde yaratıcı güce boyun eğmek, zamanın ruhuna karışmak ve akışa güvenmek gerekir. Çünkü su olmasaydı, hiçbir şey olmazdı. Ve belki de insan, suyu anladığı kadar insandır. Bu kitabı gönülden tavsiye ediyorum. Su gibi aziz olun.
Su'yun YolculuğuBurçak Yüce · Destek Yayınları · 202278 okunma