Bilmeliydi, ben sönmezdim. Beni değiştiremezdi. Ben küçük bir ateş olarak doğmuş, yangına dönmüştüm. Düştüğüm yeri kapısız, bacasız bırakırdım ve her zaman bildiğimi okurdum.
“Bu kadar yara bere içinde...Nasıl acısız, yarasız hissediyorsun? Çok mu güzel sardı yaralarını? Acıların hepsi silinmiş, yaraların hepsi sarılmış. Artık üzülmüyorsun bile. Sevilmek böyle mi hissettirirmiş, Seziş?”